Kategori: OSMANLI VE TARİH

Aşık Çelebi

On altıncı asır Osmanlı âlim ve şâirlerinden. İsmi Pîr Mehmed’dir. Şiirlerinde Aşık mahlasını kullandığından bu adla meşhurdur. Babası Seyyid Natta lakabıyla anılan, zamanın meşhûr âlim ve şâirlerinden Ali Çelebi’dir. Soyca Peygamber efendimize dayanır. Bursa’da doğduğu da rivayet edilen Âşık Çelebi, 1520 (H. 926) yılında Üsküb’e bağlı Prizren kasabasında doğmuştur. 1572 senesinde Üsküb’de vefât etti. Kabri […]

ASTIRHAN SEFERİ

Don-Volga kanalını açma teşebbüsü. Osmanlı Devleti’nin, Rusların Hazar denizine inmelerini önlemek maksadıyla düzenledikleri sefer olup, buna Ejderhan seferi de denir. Moskova prensi dördüncü İvan, çar ünvânını da alarak 1554’de bir Türk hanlığı olan Astırhan Hanlığı’nı ortadan kaldırdı. Hazar kıyılarındaki dağınık ve kuvvetten düşmüş diğer Türk-Moğol hanlıklarına da son verip, bütün Hazar kıyılarını ele geçirdi. Böylece […]

Ali Kuşçu Kimdir?

Fâtih Sultan Mehmed Han zamanında yetişen büyük astronomi ve kelâm âlimi. İsmi, Alâüddîn Ali bin Muhammed el-Kuşçu’dur. Babası Muhammed, Mâverâünnehr’de hüküm süren ünlü Türk sultânı ve astronomi âlimi Uluğ Bey’in kuşçusu idi. Bu yüzden ailesi Kuşçu lakabıyla meşhur oldu. Ali Kuşçu’nun doğum yeri ve târihi kesin olarak bilinmemektedir. On beşinci asrın başlarında Semerkand’da doğduğu kabul […]

Akşemseddin Hazretleri

İstanbul’un manevî fâtihi ve büyük velî. İsmi Muhammed bin Hamza olup, lakabı Akşeyh’dir. Evliyânın büyüklerinden Şihâbüddîn Sühreverdî’nin neslinden olup, nesebi hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk”a ulaşır. Hacı Bayram-ı Velî’nin, ona; “Beyaz (ak) bir insan olan Zeyd’den, insan cinsinin karanlıklarını söküp atmakta güçlük çekmedim” demesi sebebiyle, Akşemseddîn lakabı verilmiştir. Riyazet sebebiyle benzinin solması, saçının-sakalının ağarması ve ak […]

Akıncılar Kimlerdir?

Osmanlı Devlet teşkilâtı içinde sınır bölgelerinde düşman memleketlerine ânî baskınlar tertipleyerek yıpratma harekâtında bulunan hafif süvari gruplarına verilen isim. Akıncılar, bâzılarının zannettikleri gibi yağma gayesiyle düşman içine giren ve talanla hayatlarını geçiren serseriler topluluğu değildi. Pekçoğu Avrupa ve balkan dillerini bilen akıncılar, akın yapmakla kalmayıp, aynı zamanda düşmanın durumunu, yolları ve kuvveti hakkında bilgi toplamak […]

Akçe ve Akçenin tarihçesi

Osmanlı Devleti’nin ilk zamanlarından itibaren bastırılan ve kullanılan gümüş para birimi. İlk sikkesi gümüşten îmâl edildiği için Ak (beyaz, temiz, parlak) para mânâsında akçe denilmiştir. Ayrıca ak kelimesi müsbet yönde bir mânâya sahiptir. “Alnı ak” gibi. Nitekim renginden dolayı altına kızıl ve sarı denildiği bilinmektedir. “Ak akçe kara gün içindir” atasözü de bu paranın beyaz […]

Ahîlik ve Ahîliğin kuruluşu

İçtimaî bir teşkîlât. Selçuklu Türklerinde dînî ve millî birliğin muhafazasında, Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda ve Osmanlı insanının yetişmesi ve terbiyesinde büyük hizmetler görmüştür. Sonraları, esnaf ve san’atkârlar birliğine isim olarak verilmiştir. Arabça kardeşim demek ahî; Türkçe cömert, eli açık mânâsına olan akı kelimesinden gelmektedir. Ahîliğin esâsını ve ilk safhasını fütüvvet teşkîl eder. Fütüvvet, cömertlik, mürüvvet ve […]

Osmanlı'da Adaletname

Kânunları uygulamakta, görevlerini kötüye kullanan idarecileri îkâz için veya tahta çıkan halîfe veya pâdişâhların devleti adaletle idare edeceklerini bildirdikleri yazılı emirleri ihtiva eden vesika. Arabça adalet ile Farsça mektup anlamına gelen nâme kelimelerinden meydana gelmiş bir “birleşik isimdir. Ayrıca; pâdişâhların yayınladığı adaletnâmelere, Adalet fermanı, Adalet hükmü, sadrâzamın gönderdiğine de, Adalet emri denir. Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem, insanlar […]

Aydos Kalesinin Fethi

Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda büyük hizmetleri geçen mücâhid kumandan; Ertuğrul Gâzi’nin silâh arkadaşı ve Aydos kalesi fâtihi. Doğum târihi ve yeri bilinmemektedir. 1329 (H. 730) târihinde vefât etti. Kabr-i şerifinin, Eskişehir yakınında kendi adıyla anılan köyde olduğu rivâyet edilmektedir. Abdurrahmân Gâzi, cihâd hizmetini yâni Allahü teâlânın dîninin yayılması ve O’nun kullarına duyurulması vazifesini, Osman Gâzi ve […]

Ahmed Cevdet Paşa Kimdir?

Osmanlı Devletinde on dokuzuncu asırda yetişen büyük devlet ve ilim adamı. 27 Mart 1822 (H. 1238)’de Tuna kıyısında bulunan Lofça kasabasında doğdu. Babası Lofça İdare Meclisi azasından İsmail Ağadır. İlk tahsilini Lofça’da yaptı. Yaradılıştan zeki ve kabiliyetli olduğu gibi, pek de çalışkandı. Dedesinin yardımı ile 1839 yılında İstanbul’a geldi. Medrese tahsiline başladı. Bu arada, matematik, […]

Cumhuriyet zulmünü dizi yapın öldürülen şehzadeyi değil katledilen HALKI konuşalım

   Bildiğiniz gibi uyduruk senaryoları “gerçek tarihi şahsiyetlerin” isimlerini kullanarak dizi yapıyorlar. Dış mihrakların dayattığı bir tarih algısını millete yutturmaya çalışıyorlar. Medya da üzerine düşen görevi yaparak bunun yayılmasında vesile oluyor.    Geçtiğimiz günlerde “yalan makinesi” gibi ardı ardına uydurulan senaryo ile yapılan Muhateşem Yüzyıl adındaki dizide bir şehzadenin öldürülmesi konu yapılmış. Bu vesile ile ecdadımıza karşı […]

Abdülhamid Han çarşafı yasakladı mı?

   Yalan bir iddia da şöyle: “II. Abdülhamid han, 4 Ramazan 1309 tarihli bir emirname ile çarşaf giyilmesini yasaklamıştır.”    Elmalılı Hamdi Yazır cilbab âyetini tefsir ederken “cilbab”ı şöyle tarif etmiştir: “Baştan aşağı örten çarşaf, ferace, câr gibi dış elbisenin adıdır.” “Tepeden tırnağa örten giysidir.” “Çarşaf ve peçedir.”    Bundan sonra da bakın ne diyor: “Hicri 1310′da İstanbul’a geldiğim […]

Mimar Sinan'a Mihrimah Sultan ile aşk iftirası – Romanlara dikkat

   Önceleri Romanlara bakılarak senaryo yazıp dizi çekerlerdi. Şimdilerde ise uyduruk senaryolara bakıp roman yazar oldular.    Her önüne gelen, tarihi bir karakter seçip, sağdan soldan duyduğu yarım yamalak bilgi ile roman yazıyor, seçtiği tarihi karakteri kendi hayalindeki karaktere büründürerek gerçeği ile alakası olmayan bir kişilik olarak yansıtıyor. Şehvani duyguları aşk zannedenler, aşkın adını da kirletiyorlar.   […]

SENİN ATAN HANGİSİ?

Bir kardeşimizin gönderdiği güzel bir yazı… BANA ATAN’I SÖYLE SANA KİM OLDUĞUNU SÖYLEYİM; ** Ata vardır; Dua korur. Ata vardır; Kanun korur. ** Ata vardır; Çağ açıp çağ kapatır. Ata vardır; Medrese kapatır bayanları açar. ** Ata vardır; Ayasofya’yı Camii yapar. Ata vardır; Ayasofya’yı müze yapar. ** Ata vardır; Şeyhülislam’dan ders alır. Ata vardır; Sabatayist’ten […]

Ebu Eyyub El-Ensari Hazretleri’nin kabri nasıl bulundu?

   Tarihi kayıtlarda Eyyub El-Ensari olarak bildiğimiz 90 yaşlarında, Peygamberimizin müjdesine nail olmak için sahabelerle İstanbul’un fethi seferine katılan büyük sahabenin kabrinin bulunması şu şekilde anlatılır:    Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul’un fethinden sonra, daha evvel feth-i mübin için gelip orada şehid düşmüş bulunan ashab-ı güzinin kabirlerini tesbit ettirmeye başladı. Bunlardan Peygamberimizin mihmandarlığını yapan Ebu […]

Cumhuriyet Tarihinin Meşhur Yalanları

   Bildiğiniz gibi Cumhuriyet tarihi yalanlarla dolu bir tarih… Demirel’in dediği gibi yeni sistemi oturtmak için eskisini kötülemek gerekiyormuş. Ve yenisini oturtmak için de bin türlü yalan uydurulmuş. Milletin ağzına dolanan bazı yalanları aşağıda zikrettik. Sizlerde burada olmayan ve aklınıza gelen Cumhuriyet tarihi yalanlarını yorum bölümünden bizimle paylaşabilirsiniz. Bakalım ne gibi şeyler meydana çıkacak…   […]

Yavuz Sultan Selim Alevileri Katletti mi? İŞTE GERÇEKLER

    Habertürk kanalında yayınlanan bir programa katılan Prof. Ahmet Şimşirgil Yavuz Sultan Selim’e atılan iftiraları cevaplandırdı. Tarihi kayıtlardan yola çıkarak konuşan Şimşirli, Yavuz’un her devlet başkanı gibi asayişi sağlamak için tedbir aldığını, bu olaylarda sunnilerin de öldüğünü, mezhep ayırımı yapılmadığını sebebin ise Osmanlı içerisinde karışıklık çıkartmaya çalışan Şah İsmail olduğunu söyledi. Şimşirgil “Yavuz eğer […]

Türkler Ermenileri katletmemiş soykırım yapmamıştır

   Her dönem kaşınan bu sorun artık can sıkmaya başladı. Sıkıştıkları zaman tutturuyorlar: “Türkler soykırım yapmış” diye… Gavurlar dünyanın gözü önünde katlettiği Müslümanları görmüyor, olmayan hayali bir soykırım ile bizi tehdit ediyorlar. İşte Yusuf Halaçoğlu’ndan bu konuda mükemmel bir tesbit..    Ermenilere dedim: “Gelin Türkler size soykırımı nerede yaptıysa toplu mezarlarınızı kazalım, çıkan kemikleri uluslar […]

İstanbul’un Fethi Evliya’nın himmeti ile gerçekleşti

   Fatih Sultan Mehmed Han ashab-ı kiram zamanınan beri devam edegelen ve İstanbul’un fethini hedef alan ulvi bir heyecan şerâresi halindeki hamlelerin sonuncusunun başkumandanlığını yapıyordu. Yaradılışındaki istidadlar, almış olduğu maddi ve kalbi eğitimle birleşerek, O’nu “fethi mübin”e çoktan hazırlamış bulunuyordu. Şuur altında bununla o kadar doluydu ki çocukluğundan beri elinde kağıt kalem, daima fetih projeleri […]

Osmanlı’da Peygamberimizin Faziletini inkar eden alime verilen ceza

   Günümüzde kainatın efendisi, Allah’ın habibi hazreti Muhammed Mustafa (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimizin faziletini inkar edip, O’nu herhangi bir insan konumuna indirmek isteyenler vardır. Bunlara örnek olarak “Üç Muhammed” kitabının yazarı Mustafa İslamoğlu ve Abdülaziz Bayındır verilebilir.    Aynı kafa yapısına sahip olan insanlar Osmanlı zamanında da vardı. İşte size onlardan bir örnek:   […]

Osmanlı’da Padişahın kibrini kırma tezahüratı

   Bu gün çoğu yerde idareciler kendilerine yapılan eleştirileri hazmedememekte, olumlu eleştirileri bile kabul edip ders almamaktadırlar. Bu, koltuğun, makam ve mevkinin verdiği bir haldir. O artık gittiği her yerde ve konuşmasının her yerinde ellerin çırpılmasını, kendisi için tezahüratlar yapılmasını ister. Toprak ölçüsü bakımından İstanbul’un yarısı kadar küçük bir ülkeye hükmeden bir lider bile kibir […]

Osmanlı Recm Cezası Uygulamış mıdır?

   Soru: Osmanlı Devleti, zina suçunun cezası olan recm, hırsızlık suçunun cezası olan kat’-ı yed yani el kesme gibi had cezalarını uygulamış mıdır?    Osmanlı Devleti’nde, uygulamadaki bazı aksaklıklara rağmen, itirazsız kabul edilen ve değiştirilmeyen suç ve ceza grubu, had suçları ve cezalarıdır. Had kelimesi, sözlük anlamı itibarıyla men etmek demektir. Terim olarak ise, Allah […]

Osmanlı “yağmacı” mıydı?

   Yavuz Bahadıroğlu, barbar Avrupa’yı, kan emici Batıyı bırakıp dünyaya Medeniyet öğreten Osmanlı’yı “yağmacı” olarak gösterip zihinleri bulandırmaya çalışanlara ders verdi:    Ey kendilerini “Kemalist Gençlik” olarak tanımlayıp, Osmanlı tarihine ilişkin olarak yazdıklarıma itiraz eden grubun mensupları! Diyorsunuz ki: “Osmanlı, fethettiği şehirleri yağmalar, taş taş üstünde bırakmazdı… Fatih bile İstanbul’u fethedince üç gün yağma izni […]

Osmanlı’da Kardeş ve Evlat Katli Meselesi

   Osmanlı’nın bütün ihtişamını bu mesele ile karartmak isteyen aklı evvellere cevap niteliğinde, Ehli sünnet çerçevesinde kaleme alınmış mükemmel bir yazı. Şeriat ile dünyaya hükmeden Osmanlı’nın yıkılmasıyla baş gösteren kaos ve zulüm, devletin yıkılmaması için alınan bu kararların ne kadar yerinde olduğunu gösteriyor… Bir karıncayı yok etmek için izin isteyen, Fetih yolunda düştüğü çölde Resulüllah […]

FATİH SULTAN MEHMED’TEN CİHAD DERSİ

   Fatih Sultan Mehmed’in, sıkıntı ve meşakkatten yılmayarak Allah yolundaki gayreti ve Müslümanlara hizmeti numene-i imtisaldir:    Trabzon Rum İmparatorluğu üzerine sefere çıkmıştı. Şehre arkadan ulaşmak için dağlık ve ormanlık bir araziden geçiliyordu. Bazen baltacılar, önden yol açıyorlardı. Yolun müsait olmadığı bir yerde Fatih’in atı kaydı. Fatih, bir kayaya tutunmak için uğraşırken elleri kanadı. Bu […]

Fatih Sultan Mehmed’in Allah dostlarına olan muhabbeti

   Fatih Sultan Mehmed, velilerin, Allah dostlarının ziyaretlerinden büyük bir huzur bulurdu. Onların feyz ve berekatından gönlü vecd ile dolup taşardı.    Bir gün, vaktin evliyasından Şeyh Ebu’l Vefa Hazretleri’ni ziyaret etmeyi çok arzuladı. Erkanı ile birlikte tekkenin kapısına kadar gitti. Ne görsün ki, herkese açık olan kapı, maalesef kendisine kapatılmıştı. Hünkar çok üzüldü; rengi […]

YAVUZ SULTAN SELİM DENİLEN RESİM NASIL ÇARPITILDI

İçindeki Yavuz’un tarif edilen şekline benziyor ancak üzerindekiler ile alakası yok. Küpesi, başlığı, üzerindeki süslü kaftanın Yavuz ile hiçbir ilgisi yok..    Bu resim Yavuz Sultan Selim’in yaşam tarzı ile de çelişmektedir. O, Sultanlar arasında en mütevazi olanı ve sade giyinenidir. Saray’da bir çok önemli toplantıya bile günlük ıyafeti ile çıktığı tarih kitaplarında anlatılmaktadır. Zaten […]

OSMAN GAZİ’NİN OĞLUNA VASİYETİ

   Orhan Gazi, 1326’da Bursa’yı fehetti. Bu sırada ölüm döşeğinde bulunan babası Osman Gazi buna çok sevindi ve bir fermanla oğlunu yanına çağırttı. Orhan Gazi de, babasının emrini alır almaz yanına koştu. Bir yanda hafızlar, içli ve dokunaklı seslerler Kur’an-ı Kerim okumakta, bir yanda Ahi Şemseddin, Ahi Hasan, Turgut Alp, Saltuk Alp ve diğer kumandanlar […]

BURSA ULU CAMİ VE SOMUNCU BABA

 Yıldırım Beyazıd, Bursa’daki meşhur Ulucami’nin açılışına başta Emir Buhari (Emir Sultan) olmak üzere bütün meşayıhı ve ulemayı davet etmişti.    Bir Cuma sabahıydı. Herkes yapılacak merasim için toplanmıştı. Bir müddet sonra Sultan Yıldırım Beyazıd teşrif etti ve damadı olan Emir Buhari hazretleri’ne:    “Ey Emir! Buyur, cami-i şerifin kapılarını sen açıp namazı da sen kıldır! […]