Kategori: MENKIBELER

İstanbul’un Fethinde Askere Su Dağıtan Allah dostu

   Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul’u küffâr elinden kurtarmak üzere kuşatmıştı. Fetih ordusu İstanbul surlarına dayanmış, Fâtih Sultan Mehmed Han fethin gerçekleşeceği zamânı sabırsızlıkla bekliyordu.    Leşker-i duâ adı verilen duâ ordusu âlimler ve velîler, fetih için gözyaşı dökerek duâ ediyorlardı. Kır atının üstünde heybet ve celâdetle duran genç hükümdâr, orduyu şevke getirici konuşmalar yapıyordu. […]

Tokat'lı Ali Osman Efendi

   Anadolumuz gerçekten de evliya yatağıdır. O evliyalardan birisi de Ali Osman efendidir. Son devir Anadolu velîlerinden. Tokat’ın Erbaa ilçesi Holay köyünde 1877 yılında doğdu. Doğduğu köyde tahsîlini tamamladıktan sonra saatçilik yapmaya başladı.    Bir gün Eksel köyünde (yeni ismi Koçak) oturan Eksel şeyhi olarak bilinen Behrullah Efendinin saati bozuldu. Talebelerine tâmir edilmesini söyleyince, onlar; “Efendim, karşı Holay […]

Îmân ettim demekle olmaz!.

Alâeddîn Lâhorî hazretleri Hindistan’da yetişen evliyânın büyüklerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 1397 (H.800) senesinde Pânî-pût şehrinde vefât etti. Önceleri, ahâlinin en zenginlerinden ve önde gelenlerinden olup, çok sevilen ve öğülen bir zât idi. Sonraları tasavvuf yoluna girip, bütün malını fakirlere dağıttı… BÜTÜN MALINI DAĞITTI… Rivâyet edilir ki, Alâeddîn hazretleri tasavvuf yolunda ilerleyip kemâle geldikten sonra, Allahü […]

Dârendeli Hilmi Efendi: Mü'min Cahil Olmaz

   Dârendeli Hilmi Efendi, Ziyâeddîn Gümüşhânevî hazretlerinin telebesidir. 1916 yılında Maraş’ta vefât etti. Kabr-i şerîfi, Şeyh Âdil mezarlığındadır… Çok cömert olan Dârendeli Hilmi Efendi, evine gelen hediyelerin tamâmını fakirlere dağıtırdı. Bir gün yeğeni; “Amca gelenin hepsini dağıtıyorsun” dediğinde; “Oğlum dağıtmazsan gelmez” demiştir. Bir vaazında insanlara şöyle nasîhat etti: “Allahü teâlâyı, farzları, haramları, namazla alâkalı meseleleri […]

Abdullah b. Mes'ud'un yemin etsem yalancı olmam dediği 4 şey

   Ebu’l-Leys Semerkandî Abdullah b. Mesud’un şöyle dediğini anlatıyor:    Üç şey vardır ki, bunlara yemin edebilirim. Bir döndücüsü var ki, ona da yemin etsem yalancı olmam. 1- Allahu Teala, bir kimseye dünyada sahip (dost, veli, yardımcı) olmazsa, ahirette dahi onun sahibi başkası olur. 2- Bir kimse İslam’dan yana nasipsiz ise, onun hiçbir nasibi yoktur […]

Ömer bin Abdülaziz'den 3 önemli hatıra

   Ömer ibn Abdilaziz alimlere göre, ilmiyle amil alimlerden ve Hulefa-i Raşidin’den sayılır.[1]    Hulefa-i Raşidîn’in beşincisi abid ve zahid halifeden söz etmek misk kokusundan ve bahçelerden yayılan kokulardan daha güzel bir-şeydir.    Onun eşsiz ve yüce hayatı güzel kokulu ve verimli bir bahçedir. O bahçenin neresine varsanız taptaze bir bitki, güzel bir çiçek ve […]

Ali İsfehani ks. Nasihatleri

   Evliyânın büyüklerinden. İsmi, Ali olup, babasının ismi Sehl’dir. Nisbeti el-Ezher el-İsfehânî, künyesi Ebü’l-Hasan’dır. Doğum târihi ve yeri belli değildir. Cüneyd-i Bağdâdî, Ebû Türâb Nahşebî gibi büyüklerle görüştü. Muhammed bin Yûsuf el-Bennâ’nın talebesidir. Remle’de otururdu.    Ali İsfehânî, Velîd bin Müslim, Haccâc bin Muhammed, Zeyd bin Ebiz-Zerkâ, Damra bin Rebîa, Şebâbe bin Sevvar, Müemmil bin İsmâil ve başka zâtlardan […]

Efendim ben sazı bırakamam, çalabilirsen çal!

   Elhamdülillah, yurdumuzun dört bir yanından Allah dostları çıkmış ve halkın irşadıyla meşgul olmuşlar. İşte bunlardan bir tanesi:    Ali Hafız; Amasya’da yetişen velîlerden. 1892 senesinde Bayburt’un Hart köyünde doğdu. Tahsîl çağına geldikten sonra ilim tahsîline başlayarak Bayburt’ta Eşref Efendinin derslerini tâkib etti. Sonra Hâfız İbrâhim Efendi’nin talebesi oldu ve ondan icâzet, diploma aldı. İnsanlara […]

Konya'nın bilinmeyen manevi fatihi

   Tarih boyunca tasavvuf yolu ile halkın maneviyatıyla meşgul olan erler cihad meydanlarında da kendilerini göstermiş hatta çağ açıp çağ kapamak da onlara nasip olmuştur. Bu gün tarikatı inkar edenler, Kur’an-ı Kerimde açıkça geçtiği halde Allah dostlarını alaya alanlar ve bunu “tevhid” aldatmacasıyla yapanlar tarihe dönüp bir baksınlar. Nerede İslam var orada Allah dostları var, nerede […]

Ali Dede Bosnavi Hazretlerinden nasihat

   Halvetiyye tarîkatı şeyhlerinden. Bosna’nın Mostar kasabasında doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1598 (H.1007) yılında Sigetvar Kalesi yakınlarında vefât etti. Küçük yaşta din ve fen ilimlerinin tahsîline başladı. Kısa sürede ilerleyerek bu ilimlerde kemâl dereceye ulaştı. Ancak bu ilim kâfi gelmemişti. Bu sebeple İstanbul’a geldi. Devrin ulemâsından dersler aldı, ilmini ilerletti. Öğrendikçe ilâhî aşkı artıyordu. Nihâyet […]

Sapık kimselerle beraber bulunmayın!

AMR BİN KAYS EL-MÜLÂÎ; Sekizinci asırda Kûfe’de yetişen hadîs âlimi ve büyük velî. İsmi Amr bin Kays, künyesi Ebû Abdullah’tır. Dokumacılık yaptığı için, Bezzâz, çarşaf sattığı için de Mülâî lakâbıyla meşhûr oldu. Doğum târihi ve doğum yeri bilinmemektedir. 763 (H.146) senesinde vefât etti. Vefât yeri olarak Kûfe bilinmekte ise de, başka rivâyetler de vardır. Amr bin Kays; kötülüklerden […]

Alâeddîn Konevî Hazretleri kimdir

   Evliyânın büyüklerinden. Fıkıh, kelâm, tefsîr, usûl ve edebiyât âlimi. Asıl ismi Ali bin İsmâil bin Yûsuf el-Konevî, künyesi Ebü’l-Hasan, lakabı Alâeddîn’dir. 1270 (H.668) senesinde Konya’da doğdu. 1328 (H.728)’de Şam’da vefât etti. Alâeddîn Konevî, doğduğu yer olan Konya’da yetişti. 1293 senesinin başında Şam’a gitti. Burada; İbrâhim bin Ömer, Ebü’l-Fadl bin Asâkir el-Ebrugûhî, ed-Dimyâtî, Zemlekânî Ömer bin Kavvâs, İbn-i Savvaf, […]

Burada bir köpek var, alın buradan!

   ALÂEDDÎN-İ SÂBİR Hazretleri. Hindistan evliyâsının büyüklerinden. 1196 (H.592)’da Rebîülevvel ayının on dokuzuncu Cumâ gecesi Hirat’ta doğdu. 1291 (H.690)’de vefât etti. İsmi, Ali Ahmed Sâbir bin Şah Abdürrahîm’dir. Mahdûm Ali Ahmed Sâbir diye tanınmıştır. Lakabı Alâeddîn’dir. Annesi asil bir âileye mensûbtu. Ferîdüddîn-i Genc-i Şeker’in kız kardeşi olan bu hanım, 1175 (H.571)’de Şah Abdürrahîm hazretleri ile evlendi. Abdürrahîm Efendi, Gavs-ül-a’zam Abdülkâdir-i Geylânî’nin […]

Haram yiyenlere Cennet HARAMDIR

   İnsanın tabiatını bozar haram lokma. İnsanı ibadetten uzaklaştırır haram lokma. İnsanı rahmetten, feyizden alıkoyar bu haram lokma. Hani biz söz vardır ya: “Helal yiyeceksin, doğruyu diyeceksin” diye. İşte doğruyu saptıran insanların özel hayatına girme imkanımız olsa, midelerini haram ile dolduklarını göreceğiz muhakkak. Allahu Teala bizleri haramdan uzak eylesin ki, Hak yoldan kıl kadar sapmayalım. […]

İNSANIN ŞEREFİ – ŞİİRLİ MENKIBE

Ali ibni Şihâb ki, evlâd-ı Resûl’dendir, Hem o devrin en büyük, din âlimlerindendir. Geçirirdi vaktini, hizmet ve ibâdetle, Vakar sâhibi olup, heybetliydi gâyetle. Ne vakit namaz için, çıkıp da hânesinden, Câmiye gitse idi, insanların içinden, Heybetinden insanlar, her işi terk ederek, Câmiye koşarlardı, onu tâkib ederek. Boş duran insanları, görse idi o eğer, Derdi ki: […]

KABI DOLU OLANLAR

   Ali bin Vehb bir gün talebeleriyle otururken, Magribli Abdurrahmân isminde bir kimse geldi. Torbasından çıkardığı bir gümüş külçeyi Ali bin Vehb’in önüne koyup; “Efendim! Bu gümüşü, fakirlere dağıtmanız için size getirdim. Uygun gördüğünüz kimselere verebilirsiniz!” dedi.    Ali bin Vehb de; “Fakir kim varsa, birer bakır tabakla buraya gelsin!” diye o kasabada oturanlara haber gönderdi. Herkesin yanlarında getirdiği […]

Allah için sevmek

   Allah yolunda arkaşlarımızı çoğaltmamız gerektiğini izah etmesi açısından şu hadis-i şerif çok önemli bir derstir.    Ebû Hureyre radıyallahu anh Peygamber aleyhisselâmın şöyle buyurduğunu anlatıyor: Bir adam başka bir beldede bulunan bir arkadaşını ziyaret etmek maksadıyla yola çıkmıştı. Allahü Teâlâ, adamın yolunda bir melek vazifelendirip, bekletti. Adam, o melekle karşılaşınca melek kendisine: – Nereye gidiyorsun? diye […]

Ali bin Muhammed Müzeyyen Hazretlerinden nasihatler

  İsmi, Ali bin Muhammed Müzeyyen, künyesi Ebü’l-Hasan’dır. Bağdât’ta doğdu. Sonra Mekke-i mükerremede yerleşti ve 939 (H.328)de orada vefât etti. Kabri Mekke’dedir. Zamanında yaşayan evliyânın büyüklerinden Cüneyd-i Bağdâdî, Sehl bin Abdullah ve diğer tasavvuf ehli büyük âlimlerle görüşüp sohbet etti. Tasavvufta yüksek haller sâhibi idi. Haramlardan ve şüpheli şeylerden son derece sakınır, dünyâya hiç gönül […]

ALİ BİN MUHAMMED BİN BEŞŞÂR

   Büyük velî ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimi. Künyesi Ebü’l-Hasan’dır. 925 (H.313) senesinde vefât etti. Necma’ya yakın bir yer olan Akabe’de bulunan kabri ziyâret mahallidir. Ebû Bekr el-Mervezî, Ahmed bin Hanbel hazretlerinin oğlu Sâlih, Abdullah ve daha başka büyük âlimlerin derslerinde bulundu. Kendisinden, Ali bin Muhammed bin Câfer el-Beclî, Ebû en-Necâd ve başka âlimler ders […]

İnsanlar 4 şey söyler ama tersini yapar

  Şakik bin İbrahim (Rahmetullahi aleyh) dedi ki:    İnsanlar şeyde dediklerinin aksini yaptılar: 1- “Biz Allah’ın kullarıyız” dediler fakat bir kul gibi değil, hürler gibi haraket ettiler, emrine uymadılar. 2- “Allah’u Teala bizim rızkımıza kefildir” dediler fakat kalpleri ancak dünya ile tatmin oldu. 3- “Ahiret dünyadan hayırlıdır” dediler fakat dünya için mal toplamakla meşgul […]

Hazreti Osman Radıyallahu anh’a yahudi diyen adama İmam-ı Azam’ın cevabı

   Hazreti Osman (Radıyallahu Anh) Efendimize sade bu gün değil geçmişte de iftira edenler oluyordu. Hatta bazıları işi çok ileri götürerek “yahudi” bile diyorlardı. İmam-ı Azam (Rahmetullahi aleyh) Hazreti Osman (Radıyallahuanh) a haşa yahudi diyen bir adama bakın ne yapıyor:    Küfe’de “Osman bin Affan Yahudidir” diyen adamı alimler bir türlü ikna edemiyor, batıl sözünden […]

Beyazıd-ı Bistami Hazretleri’nin nefsi ile mücadelesi

   Beyazıd-ı Bistami (Kuddise Sirrahu) Hazretleri bu mücadelesini şöyle anlatıyor:    On iki sene nefisimin ıslahı için çalıştım. Nefsimi riyazet, “nefsin arzularını, yapmamak körlüğünden ”mücahede, “nefsin istemediği şeyleri yapmakla” kızdırdım. Nefsi, “yerme” kötüleme örsünde, “kınama” ayıplama çekici ile döğdüm. Böyle uğraşa uğraşa kendi benlimden bir ayna yapıp beş sene kendimin aynası oldum. Yapabildiğim ibadet ve […]

Tarikat yolunda kemale erebilmek için

   Silsemizin büyüklerinden Ali Ramiteni (Kuddise Sirrahu) Hazretleri bu yolda kemale gelebilmek için ne yapılması, nasıl bir hal içinde olunması gerektiğini anlatıyor. KEMÂLE GELMEK İÇİN Ali Râmitenî ki, büyük bir evliyâdır, Her bir nasîhatinde, rabbânî tesir vardır. Buyurdu ki: “Bu yolda, kemâle gelmek için, Çok gayret göstermesi, lâzım gelir kişinin. Yapsa da senelerce, mücâhede, riyâzet, […]

Aşk fedakarlık ister – Biz ne kadar fedakarız

    İmam-ı Gazali Hazretleri aşk fedakarlık ister diyor ve bizleri Allah için, resulüllah için fedakarlık yapmaya çağırıyor…    Anlatıldığına göre adamın biri çöl ortasında yürürken gözünün önü-ne çirkin bir yüz dikilir. Adam “sen kimsin” der. Çirkin yüz “ben senin çirkin amellerinim”, diye cevap verir. Adama “senden kurtulmanın yolu nedir” diye sorar. Adam “Peygamber’e selâtü […]

Hakimin 4 suçu

   Başlığa bakıp aldananlar olmuştur. Günümüzdeki hakimleri ele almaya gerek yok zaten. Halleri meydanda. Biz, asrı saadette yetişen bir hakimden bahsedeceğiz.    O zamanlar hakimden bile şikayetçi olunabiliyor ve gereği yapılıyordu. “Hakimdir, ne yaparsa doğrudur” anlayışı İslam kültürü ile bağdaşmadığından halife tarafından sorguya çekilebiliyordu.   Hazreti Ömer Radıyallahü Anh, hilafeti zamanında Hımıs ileri gelenlerine bir […]

ALİ BİN HEYTÎ – SON NEFESTE İMDAD

ALİ BİN HEYTÎ;    Irak evliyâsından. Doğum târihi belli değildir. Irak’ın Heyt beldesinde doğdu. Heyt, Fırat Nehrinin yukarı kıyısında Ehbâr’ın yakınlarında bir belde olup, Kadsiye’ye 50 km mesâfededir. Ali bin Heytî, Rezirân denilen yerde ikâmet ederdi. 1168 (H.564) senesinde yüz yaşından büyük olarak Rezirân’da vefât etti. Kabri buradadır ve ziyâret mahallidir. Bu mübârek Velî’nin, bir […]

Fatih’in medreseye verdiği önem

    Fatih Sultan Mehmet Han, vezirleri ile bütçe müzakeresi yapıyordu. Medreseler tahsisatına Sultan’ın ayırdığı rakam hayli fazla idi. Maliye veziri, bu rakama muttali olunca, hayretle derin bir sükûta büründü. Vezirin bu tavrını farkeden feraset ve basiret sahibi Sultan Mehmed Han: -Paşa! Bütçe meselesinde asıl konuşması gereken kimse maliye bakanı iken,acep siz niçin konuşmaz oldunuz? dedi. […]

Ayete’l Kürsî ve Cinler

   Ebû Eyyub Ensarî radıyallahu anh’ın bodrum şeklinde bir yeri vardı. Hurmalarını buraya koyardı. Gül denilen cinlerden biri gelir, oradan hurmaları kaçırırdı. Ebû Eyyub radıyallahu anh, bu durumu Peygamber aleyhisselâma şikâyet etti. Allah’ın Resulü de: — Git ve cinni gördüğün vakit; “Allah’ın adı ile Resûlullah aleyhisselâma git” diye söyleyiver, buyurdu.    Ebû Eyyub radıyallahu anh […]

Ali Hadi Hazretleri

   On iki imâmdan onuncusu. 829 (H.214) senesinde Medîne’de doğdu. 868 (H.254)de Bağdât’ta, Samarra nâhiyesinde vefât etti. Nesebi, Ali Hâdî bin Muhammed Cevad bin Ali Rızâ bin Mûsâ Kâzım bin Câfer-i Sâdık bin Muhammed Bâkır bin Ali Zeynelâbidîn bin Hüseyin bin Ali bin Ebî Tâlib’dir.    Soy, ahlâk, ilim, takvâ ve şecâat bakımından zamânının en […]

Ne için ağlıyorsun – Ali Bin Fudayl

   Ali bin Fudayl Hazretleri Sekizinci asrın sonlarında yaşamıştır. Hayâtı hakkında fazla bir bilgi yoktur. Abbâd bin Mansûr, Abdülazîz bin Ebî Revvâd, Leys bin Ebî Süleym, Zeyd bin Bekir ve Muhammed bin Sevr es-San’anî’den ilim öğrenip rivâyette bulundu. Kendisinden ise babası dâhil birçok âlim hadîs-i şerîf rivâyetinde bulundu.    Ali bin Fudayl, birgün birisinin; “O […]