Kategori: AKAİD DERSLERİ

ALLAH’IN DENGİ VE BENZERİ YOKTUR

   Allah-u Teâlâ’nın dengi ve benzeri olmaktan münezzeh olduğu ve kemal sıfatlarıyla muttasıf olduğunun ispatı şu mealdeki ayeti kerime iledir:   ”O’na benzeyecek hiçbir şey yoktur. O, semi ve basir’dir.”(Şura 11)       Bu ayette Cenab-ı Hak:”O’na benzeyecek hiçbir şey yoktur” diyerek teşbihi (benzetmeyi) nefyetmiş (iptal etmiştir).”O, semi ve basir’dir” diyerek de sıfatlarının varlığını isbat […]

ALLAH’I YARATILMIŞ BELİRTİLERİNDEN TENZİH EDERİZ

Kâinatın yaratıcısının cisim, cevher veya araz olması, suret ve şekil tartışması, bir yönde veya bir yerde bulunması muhaldir.    Yahudiler, müfrit Rafiziler, Müşebbihe ve Kerramiyye, Allah’ın cisim olduğunu iddia etmiştir.    Hişam bine el hakem (Ebu Muhammed-Kufeli’dir. Kelmacılığı ve münazaracılığı ile tanınmıştır. Devinde imamiyyenin reisi sayılırdı. 190h./805m. yıllarında vefat etmiştir.) onu suretle vasıflandırıyordu.   Müşebbihe […]

KAZA VE KADER

   “Kader bizzat kur’anın açık ifadeleriyle sabit olan bir iman meselesidir..”        Kader: Allah’ın, olacak her şeyin ne zaman ve ne şekilde olacağını, ilmi ezelisi ile bilmesi, tesbit ve tayin etmesidir.    Kaza: Ezelde takdir edilen şeylerin zamanı gelince, Allah tarafından meydana getirilmesi.    Kader bir takım kimselerin iddia ettiği gibi sonradan uydurulan, […]

KABİR, HAŞR VE NEŞR, SIRAT, MİZAN

  Ahirete iman etmek, öldükten sonra asıl olan, ebedi bir âlemin varlığına inanmaktır. Ölüm ile başlayıp cennet ve cehennemde noktalanan bu âlemde olacak hadiseler, Allah ve Resulü tarafından bize bildirilmiştir. Bu gerçeklerden bazıları şunlardır: KABİR AZABI    Kabir azabını bize Allah’ın şeriatı (dini) bildirmektedir.    ”Onlar (kabirlerinde kıyamet gününe kadar) sabah ve akşam ateşe arz […]

AHİRET GÜNÜNE İMAN

   “Son” ve “Sonra Olan” anlamında Arapça bir kelime olan “Âhiret”, “Âhir” kelimesinin müennes (dişi) şeklidir. Lügatte “Evvel” kelimesinin zıddı olarak kullanılır. İslâm literatüründe bu kelime “Öbür Dünya” manasında kullanılmıştır. Dünya,canlıların yaşadığı evvelki âlem, ahiret ise son âlemdir. Bu kelimeler bazen “dâr=yurt” kelimesiyle birlikte kullanılır (el-Ankebût, 29/64), Dâr-ı Dünya ve Dâr-ı Ahiret gibi. Bazen de […]

PEYGAMBERLERE İMAN

    Ehl-i Sünnet vel-cemaat, yüce Allah’ın kullarına müjdeciler ve uyarıcılar olmak üzere, insanları hidayete iletmek ve karanlıklardan çıkartıp, nur’a ulaştırmak için hak dine davet eden resuller, peygamberler gönderdiğine kesinlikle inanır.    Onların çağrıları toplumları şirk ve putperestlikten kurtarmak, çözülüş ve bozuluştan arındırmak içindi. Onlar risaletlerini tebliğ ettiler, üzerlerindeki emaneti eksiksiz yerine getirdiler, ümmetlerine samimiyetle öğüt […]

KİTAPLARA İMAN

  Yüce Allah, kitaplarını, rasullerine, insanları hidayete iletmek için indirmiştir.    ”Elif, Lam Ra. Bu (Kuran), insanları Rablerinin izniyle, karanlıklardan nura, yegâne galip, hamde layık olan (Allah)’ın yoluna çıkarman için sana gönderdiğimiz bir kitaptır.”(İbrahim 1)    Genel olarak 104 kitap vardır. Bunların 4’ü büyük kitaptır.100’ü ise sahifelerdir. Dört büyük kitab: 1-Zebur: Davud (Aleyhisselam)’a 2-Tevrat: Musa […]

MELEKLERE İMAN

  Meleklere iman, herhangi bir şüphe ya da tereddüt osöz konusu olmaksızın kesin olarak var olduklarına inanmak demektir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:    ”O peygamber kendisine Rabbinden indirilene iman etti, mü’minlerde. Onların herbiri Allah’a O’nun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandı:”(Bakara 285)    Meleklerin varlıklarını inkar eden bir kimse kafir olur. Çünkü yüce Allah şöyle buyurmaktadır:    […]

Allah’a iman nasıl olmalıdır? Allah’a nasıl inanmalıyız?

   Allah’a iman, Allah’ın varlığına, birliğine, O’nun kemal sıfatlarına sahip olup, tek başına ibadete layık olduğuna tam anlamıyla kalbinden inanmaktır. Bu, İslam akidesinin temeli ve özüdür.    Allah’a iman O’nun varlığına iman etmeyi ihtiva eder.Şanı yüce Allah’ın varlığıma fıtrat, akıl, şeriat ve duyular delalet etmektedir. Tabiki Allah’a inanmak için evvela onu tanımak lazımdır. Yahudi ve […]

AKAİD İLE İLGİLİ BAZI ISTILAHLAR

SELEF: İlk âlimler. Akaid meselelerinde nasda varid olanı aynen kabul edip teşbih ve tecsime düşmemekle beraber te’vile de gitmeyen Ehli Sünnet-i Hassaya selefiyye denmiştir. Resulüllah ve ashabının, itikadda izlediği yolu aynen takip edenler. HALEF: Sonra gelen alimler. Kelam tarihinde İmam Gazali’ye kadar olan alimlere mutekaddimin.Gazali’den itibaren gelenlerede muteahhirin denir. ALEM: Allah’tan başka mevcud bulunan her […]

EHLİ SÜNNET DIŞI AKAİD MEZHEBLERİ

BATINIYYE: Şiaya mensubiyet iddia eden, fakat islam müelliflerice İslam dışı kabul edilen fırka. Nasların (delillerin) zahiri ve batıni manaları bulunduğunu, zahirin kabuk teşkil ederek asıl maksud olan mananın batın olduğunu söylerler.Batıni manaları ancak kendilerince kabul edilen Ma’sum imamlar bilir.    Çaşitli islam memleketlerinde değişik adlar almışlardır. Batınıyyenin, aslında Allah’ı ve mukaddesatı inkâr ettikleri, nefsin arzu […]

Ehli Sünnet Akaid İmamları

Akaidde Ehlisünneti temsil eden günümüze kadar gelen en pak ve temiz olan iki mezheb vardır. Bunlar Maturidiyye ve Eşariyye’dir. Aralarında ince ve küçük konularda ayrılık olsa da genel olarak bir ihtilaf söz konusu değildir.    Bizim itikadde mezhebimiz Maturidiyye olmuştur. İMAM MATURİDİ    Alemul Huda, İmamul Huda, İmam Ebu Mensur Muhammed b. Muhammed b. Mahmud […]

EHLİ SÜNNET NEDİR?

   Ehl-i Sünnet ve’l-cemaat, Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’in sünnetine, ashabının ve onların yollarını izleyenlerin sünnetine; itikad, söz ve amel hususlarında sımsıkı sarılanlar ile bu şekilde dosdoğru tabi olup, bid’atlerden uzak duran kimselerdir.    Bunlar kıyamet gününe kadar ilahi yardıma mazhar olarak kalacaklar, varlıklarını sürdüreceklerdir. Bunlara uymak hidayet, muhalefet ise sapıklıktır.    Ehlisünnet vel-cemaat bir […]

MEZHEPLERE NAKLİ VE AKLİ DELİLLER

   İslam coğrafyasında İngiliz kaynaklı oyunlar devam ediyor. Ameli olarak kaynak aldığımız mezheplerin kaldırılması, mezhep imamlarının güvenilirliğinin yıkılması da bunlardan bir tanesi. Tüm İslam aleminde kabul edilen 4 büyük mezhebi akılları sıra ortadan kaldırma gayreti içine giriyorlar. “Resulüllah zamanında mezhep var mıydı, Resulüllah hangi mezheptendi” gibi fitnelerle İnsanların zihinlerini bulandırıyorlar. İşte bu kişilere cevap verebilmeniz […]