Yapılan reddiyeye iftira demek en büyük iftiradır

   Allah´a karşı yalan uydurup iftira düzenden ve O´nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir? Şüphesiz O, suçlu-günahkarları kurtuluşa erdirmez. (10/17)

   Biz Allah’ın ayetlerini değiştirmek isteyenlere, tahrif etmek isteyenlere ve benzerlerine ilmi reddiyeler yaptıkça birileri çok rahatsız oluyor. Reddiyeler bazılarını çaresiz bıraktığı için başka yollara sevketmiş durumda.

“İFTİRA” DE KURTUL!
   Allah’ın ayetlerini tahrif edenler, Peygamberimizin hadis-i şeriflerini yok sayanlar, sapık fetva verenler Allaha tövbe edip insanların vebalini sırtlarından atacakları yerde kalkıp “bunlar iftiradır” diyebiliyor.

    Yapılan reddiyelere cevap yok, delil yok “iftira” deyip işin içinden çıkacaklarını zannediyorlar.

REDDİYEYE İFTİRA DEMEK EN BÜYÜK İFTİRADIR
   İftira diyorlar ama insanların zihnini yalan yanlış fetvalar ile bulandırmalarından doğan vebali aldıkları yetmiyormuş gibi reddiye yapan Hocaefendi veya sitelere karşı da en büyü suçlardan birini işliyorlar.

   Mesela Cübbeli Hocamızı ele alalım. Bir reddiyeyi nasıl yapıyor? Önce öyle bir araştırıyor ki aklınız hayaliniz durur. Onlarca kitap yan yana üst üste açılıyor. Tefsir, hadis fıkıh… Sonra tek tek analiz edilip müfessirlerin, muhaddislerin de görüşleri doğrultusunda bir karara bağlanıyor ve tek tek sebebi açıklanıyor. Ayet hadisler peş peşe sıralanıyor. Açın bütün konuşmalarını bunları bulacaksınız.

   Yanlış fetva veren adamlar işkembeden sallıyor, Cübbeli Hocamız ise bin türlü delil ile karşılık veriyor.

   Şimdi bu çalışmaya iftira demek en büyük iftira oluyor. Ve şu hadis-i şerif devreye giriyor:
“Bir kimse, bir mümin hakkında olmayan bir şey söylerse, iftiraya uğrayan kimse, onu affedinceye kadar, Allahü teâlâ onu Cehenneme sokar” [Ebu Davud]

   Hadis-i şerife dikkat! Yapılan reddiyelerin sebebi bellidir. Hepsinin video ve ses kayıtları veya gazete küpürleri mevcuttur. Yani bir reddiye yapılırken “Bu adam şöyle söyledi galiba” diye bir şey söz konusu değil. Kaydı kuydu var bunların. Ama biri kalkıp da bize, bunlara reddiye yaptığımız için “iftira ediyorsun” derse en büyük iftirayı atmış olur. Çünkü bütün reddiyeler ilmîdir.

   Bunu zaten halkımız takdir etmiş ve teveccühünü göstermiştir…

ÇARESİZLİK VE ZAVALLILIK
   Bu durum çaresizliğin, zavallılığın, Hakkın karşısında köşeye sıkışmanın bir alametidir. Cevap verememenin, haksız çıkmanın bir neticesidir. Suyun üzerindeki dağılmak üzere olan köpüğün son çırpınışlarıdır.

   Güneşin doğuşunu ertelemek isteyen bir zavallın gayreti ne kadar saçma ise reddiyelere “iftira” diyenlerin hakkı gizleyeme çalışması o kadar saçmadır.

www.ihvanlar.net

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir