İstanbul Sözleşmesine tepkiler artıyor

Eğitimciler, alimler ve mütefekkirlerden sonra İstanbul Sözleşmesine siyasiler de tepki vermeye başladı. Fatih Erbakan yaptığı açıklamada bu sözleşmenin tehlikesine dikkat çekti.

İşte o açıklama:

İstanbul sözleşmesinden bir an evvel Türkiye’nin çekilmesi gereklidir. Bizim milli ve manevi yapımıza inancımıza temel değerlerimize tarihimize karşı olan bu çalışmaların ve mecliste çıkarılan bir takım kanunların kabul edilmesi mümkün değildir.

Para kazanılır, kaybedilen toprak alınır ama bozulan nesil geri gelmez.

Bir an evvel bu yanlıştan dönülmesi lazımdır. Para kaybedebilirsiniz bunu yeniden çalışarak kazanabilirsiniz. Allah muhafaza toprak da kaybedebilirsiniz, toprağı da tekrar savaşarak alırsınız.

Ama bir nesli kaybettiğiniz zaman bunu bir daha kazanmanız mümkün değildir. O bozuk neslin getireceği diğer nesiller de bozuk olacağı için bir daha geriye dönülmeyecek bir noktaya gelinmesi söz konusudur.

Bu konuda hem devleti hem bütün STK’ları hem de siyasi partileri duyarlı olmaya çağırıyoruz. Özelliklede iktidarın bu konuda çok hassas davranarak bu gibi akımların engellenmesi bu gibi yanlışlardan dönülmesi için gerekli adımların bir an evvel atılması gerektiğini ifade ediyoruz.

Fatih Erbakan

  1. Fatih erbakan bey öncelikle toplumumuz için bu kadar önemli bir konuyu insanlarımıza bıkmadan usanmadan anlattığınız için allah razı olsun sizden inşaallah sizinle beraber inançlı kadrolar yeniden gelecektir

  2. Selamün aleyküm Fatih Başkan Cenâb-ı Allah Yolunuzu açık eylesin İnşallah sizler yeniden refah olarak İslâm birliğini getireceksiniz Allah Teâlâ İslâm aleminin yardımcısı olsun.

  3. Bir de akp hükümetininin ve baskan erdogan’in tepkisi olsa

  4. https://youtu.be/i7d_sAejyC4

    Bâlâdaki linkde Ahmed Şimşirgil Hoca’nın beyân ettiği üzere maalesef artık Ak Parti İslâmî hüviyetten kısmen tecerrüt etmiş ve âmme-i Müslimîn’in, sâdece gazı alınmak mâhiyetli olarak vaadler serd edildiği hissiyâtı uyandırmıştır. Zinâ kânûnunun (tekrâr) tedâvüle sokulmaması, haremlik/selâmlık tatbîkâta azamî mânâda tebeddül edilmemesi ve feminist, deist yâhud lûtî insan yetiştiren müfredattan teberrî etmemesi ve hâttâ bunların önünde kendilerinden zevâtın adetâ bir dalgakıran vazîfesi görmesi ile bu ğayriislâmî gidişâta mânî olmanın daha da zorlaşması hâlinin idâmesi durumunda, Müslimîn’e (ya’nî 15 Temmuz ve sâir sağir yâhud kebîr fitnelerden muhâfazasına vesîle olmuş zevâta) verilmiş vaadler tutulmamış olup (kendilerini hançerlemek için pusuda bekleyen ve felâkete süreklemesi muhtemel karârları hâric (İstanbul Sözleşmesi gibi) hiçbir icraatlarının altına imzâ koymamış) zevât-ı habîseler memnûn bırakılmış olacak ve cem’iyetlerinin esas re’y menbağı olan cem’iyetler ifsah edilmiş olacaktır. İslâm aleyhtarlarına benzeme üniversitelilerin îmânî ve zâhirî ârızaları ile ayyuka çıkmış ve parti teşkîlâtlarının dahî bundan hissemend olmuş olduğu teessür ve teessüf edilesi, âşikâre bir hakîkât iken bunun efkâr-ı umûmiyede tabîleştirilmeye ğayret edilmesi ve bu istikâmette artık mütebâkî Müslimîn’i de tehdît eden bir vak’a hâline gelmesi bardağı taşıran nihâî damla olmuştur. Bu istikâmet üzere devâm edilmesi hâlinde millet artık sizsiz yola devâm edecektir. Âhir intihâbdaki hezîmetten ders çıkarmayan yâhud yanlış tahlîler ile ânı kurtarıp hakîkî bir ıslâha tenezzül etmeyen bir Ak Parti’nin, milletin hissiyâtının mir’atı olmadığı ve istikbâl vaad etmediği bâriz bir hakîkâttir. Şehzâde Hazretleri’nin Fâtih Erbakan Beyefendi ile idârecilik vazîfesini îfâ ettiği fırka-i cedîdenin azamî hedef olan iktidâra vâsıl olunamaması hâlinde dahî, an i’tibâriyle memleketimizdeki İslâmî muhâlefet boşluğunun kapanmasına vesîle olacağına ümitvârız.

  5. Ak Parti kabinesi Mevlüt Çavuşoğlu, Hulusi akar ve Süleyman soylu dışında çürük bir elmaya dönmüştür. Devlet reisimizin üzerinde çok yük vardır. Reisimiz gün geçtikçe yaşlanmaktadır ve zannımca 2 dönem daha başkanlık faaliyetinden sonra İnşaAllah Fatih Erbakan bizlere yeni bir umuttur.

    1. Ecmain Fatih Erbakan Büyük lider olacak kendiside diyor İslâm birliğini getireceğim adam gibi adam Erbakan

  6. Böyle bir sözleşme nasıl bu zamana kadar gelebildi anlamıyorum.Bizler de medyada yayınlandığı kadar haberdar oluyoruz.Ama bilenler biliyordu neden bu tepkiler daha önce verilemedi.İstanbul Sözleşmesiyle ilgili biraz bilgi edindim benim anlayamadığım bir kavmin en kötü şekilde helak olmasına sebep olan bir davranışın bu sözleşmenin içine nasıl sinsice sokulmasına izin verilir?Bu gençliğin bozulmasına nasıl bu kadar ön ayak olunur?’Cinsiyet Eşitliği,Cinsiyet Eşitliği’ diye haykıranlar içeriğini biliyor mu acaba?Sonuçlarını tahmin edebiliyorlar mı?Kendi çocuklarının,torunlarının bu projeyi uygulayan okullarda okumasına müsaade ederler mi?Yoksa ‘Biz almayalım.’ mı derler?Kendi çocuklarının da kobay olarak kullanılmasını memnuniyetle karşılarlar mı?Kabul edelim artık bu tplumun bozulmasına bunun gibi kabul edilen pekçok şey sebep olmakta.Maalesef genç nesle maddi ve manevi değerlerimiz verilemiyor.Japonlar gibi bile olamadık.Onlar küllerinden yeniden doğdular.Geçmişlerinden ders aldılar.Öyle görünüyor ki biz o külleri dahi bulamayacağız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir