15 Temmuz’dan ve Fetö’den ibret almıyorlar

Sitemizi önceden ve sonradan yakından takip edenlerin bildiği üzere biz Fetullah’ın en güçlü olduğu, herkesin (kimisinin siyaset gereği) hocaefendi dediği, yasanın, polisin, askeriyenin ve tüm devlet kurumlarının içinde oldukları dönemde onlara karşı muazzam bir mücadele veriyorduk.

İşte o mücadele örneklerinden sadece bir kaçı:

   O dönemde Fetö’nün içinde olup türlü tezgahların içinde bulunanlar dershane olaylarıyla birlikte bir anda dönüş yaparak Fetullah düşmanı kesildiler ama bunlar bir baktık ki yine el üstünde tutulup baş köşelerde ağırlandı.

   Yine o dönem İslam akidesine zıt görüş ve uygulamalarının olmasına rağmen Fetullah adına “Fetullah Gülen’in fıkhı” diye kitap yazan, onların fetvacısı ve diyalog toplantılarının müdavimi olan, “hocaefendi yüzde yüz evliyadır” diyebilen, “bir ayakkabısını yetiştirin de görelim” diyen zatlar da bir anda U dönüşü yaparak sanki bizden çok mücadele ediyormuş izlenimi verme sahtekarlığına giriştiler. Bunlardan bir çoğu yine el üstünde tutuldu, hocaların hocası diye taltif edildi.

TÜRKİYE BÖYLE AYAĞA KALKAMAZ
   İşte bu anlayışla Türkiye asla ve asla ayağa kalkamaz. Çünkü bunlar şayet Türkiye’nin altını oyan ABD köpeği bir terör örgütüyse içinde olup çalışan, benimseyen ve sonra güya gerçek yüzlerini görüp dönen kimseler baş üstüne konulup itibar edilmemeliydi. Bu kimseler onların güçlü olduğu dönemde oranın kaymağını yiyor sonra dönüş yapıp bunlardan besleniyor yani gücün yanında olmuş oluyor.

   Darbe ile alakası olduğu yüzde yüz tespit edilenler idam edilmeden hiçbir sonuç alınmış olmaz. Çünkü bunlar aldıkları hapis cezası bittikten sonra tam bir vatan haini olarak çıkacaklar ve daha tehlikeli olacaklardır. Verilen idam sözü tutulmamıştır.

AKILLANMAYACAK MISINIZ?
   Fetullah’ın en büyük ifsad alanı din idi. Biz uyardıkça o savunuluyordu. Akıbeti hepimiz gördük. Şimdi de din, ahlak, neslin ve ailenin ifsadı için uğraşan kurumlar var. Ve bunların bazısı sözde muhafazakarlık örtüsü altında çalışıyor. 

   Alimler ve mütefekkirler de uyarıyor! Özellikle ahlak ve aile alanındaki tehlike hususunda bas bas bağırıyoruz. KADEM denen yapının giriştiği sapkın işleri gözler önünde seren yazılar yayınlanıyor. Milli Eğitimin ahlak ve maneviyattan yoksun kemalist bir nesil inşa ettiğini haykırıyoruz.

   Ama kimse dinlemiyor. Yetkililer bu konuda uyarı yapan ilim ehlini, mütefekkirleri ve eğitimcileri önemsemiyor ve seslere kulak tıkıyorlar.

   Demek ki 15 Temmuz’u tekrar tekrar anlatmanın, uzun programlar, toplantı ve yürüyüşler yapmanın  bir faydası yok! Hepsi boş.

   İbret almıyorsunuz ve akıllanmıyorsunuz ki…

www.ihvanlar.net

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir