“İstanbul Sözleşmesi” komisyonu çalışmalarını sürdürüyor

24 Kasım 2011’de AKP, CHP, MHP ve HDP’nin tam bir uzlaşmayla Meclis’ten geçirdikleri “İstanbul Sözleşmesi” kamuoyunda tepki görüyor. İstanbul Sözleşmesi’nin aile yapımıza yönelik yıkıcı etkileri tehlike saçarken alt komisyon çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.

AKP, CHP, MHP ve HDP’nin tam bir uzlaşmayla Meclis’ten geçirdikleri “İstanbul Sözleşmesi” kamuoyunda iptal edilmeyi beklerken, alt komisyon çalışmalarını sürdürüyor.

İLKHA’da yer alan habere göre İstanbul Sözleşmesinin Etkin Uygulanması ve İzlenmesi Alt Komisyonu bugün bir kez daha toplandı.

Toplantıda, İstanbul Sözleşmesi, Ailenin Korunması(!) ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile diğer mevzuatın uygulamasında yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alınıyor.

Komisyonda, sözde kadına karşı şiddetin önlenmesine ilişkin mekanizmaların etkinliğinin artırılması için alınması gereken hukuki ve idari önlemler, İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasında ve kadına karşı şiddetle mücadelede sivil toplum kuruluşlarının rolü masaya yatırılıyor.

4 Yorum

  1. Kadere Bak… Ne acı bir durum.

  2. ŞAMİL ÇEÇEN DAĞLI

    2017-11-28 15:36:25

    Aile ve kadın üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan yazar Sema Maraşlı, Kadın ve Demokrasi Derneği’ne (KADEM) tepki gösterdi. Kendisine ait web sitesinde kaleme aldığı yazısında, “AK Parti’nin sonu belli oldu. AK Parti’yi feminist kadınlar bitirecekler. Feministler böyle çalışmaya devam ederlerse AK Parti 2019 seçimlerinden çıkamaz. Feminist kadınlar dediysem zannetmeyin laik kesimin kadınları kastediyorum. Hayır, onların gücü yetmez” diyen Maraşlı, “Erkek cinsinin hayvanlar kadar olmadığını ve hayvanlardan çok şey öğrenmesi gerektiği mesajını veriyorlar. Çiftleşme öncesi dişiye kur yapan ayıyı erkeklere örnek diye göstermişler. Nasıl örnek alınacaksa… Şiddeti gerçekten bitirmek isteyen ayıları örnek göstermez, tam aksi karısına sevgi, şefkat ile davranan erkeklerin örnek olduğu güzel olumlu sevecen videolar çeker, mutlu çiftleri örnek gösterir” ifadelerini kullandı.

    KADEM diye bir yapılanma var AK Partili kadınların kurduğu. Gençlik kolları ile bütün her yere yayılıyorlar. Güya kadın ve demokrasi derdindeler. Erkek düşmanlığından başka bir şey yapmıyorlar. KADEM yaptığı çalışmalarla, kanser hücresi gibi hükümeti içerden yiyip bitirmeye çalışıyor gibi duruyor. KADEM içerisinde iyi niyetli insanlar vardır elbette fakat kötü niyetli birileri tarafından yönlendirildikleri çok belli. Bazıları ne kadar farkında bilmiyorum fakat çok tehlikeli işler yapıyorlar.

    SEMA ABLA BU YAZIYI 2017 DE KALEME ALMIŞ . ..2019 SEÇİMLERİNİ GOREMEZ AK PARTİ BU GİDİŞLE DEMİŞTİ VE DEDİGİ DE ÇIKTI . ..İSTANBUL SÖZLEŞMESİ DENEN UCUBE BİR AN ÖNCE TEDAVÜLDEN KALDIRILMALI . ..

  3. Bu oyunlar hep nedense bu milletin genç nesilleri üzerine oynanıyor.Nedense yaşanan bazı olaylar,razı gelinen bazı şeyler bu gençliğin katline sebebiyet veriyor.Ama en kötüsü de bunları bizden birileri,sevdiklerimiz,saydıklarımız yapıyor.Bir başkası yapsa kabul görmezdi içimizden çıkarsa kimse birşey demeye cesaret edemezdi.Seçimlerden hemen sonra yayımlanan bir ankete denk geldim.Ne kadar doğru bilmiyorum ama anketlerin ne denli doğru çıktığı da ortada zaten.Toplumun %14 ü Allah’a inanmıyor,%24 ü Kur’an’a inanmıyor,%25 meleklere inanmıyor,%45 kadere inanmıyor.Durum ne kadar vahim ortada.Zaten çevremizden,etrafımızdan görebiliyoruz işin vehametini.Soruyorum bu tür icraatlere ne zaman ‘Dur!’ denilecek.Dinimizi anlatacağımız kişiler bulamayana kadar mı?Bu toplum nereye gidiyor sorusu neden sorulmuyor,sorulsa da neden önlemler alınamıyor.Osmanlı ehli sünnetin savunucusuydu.Bir Osmanlı camiine girsem içim yanıyor bazen,üzülüyorum.Bir ‘ah’ çekiyorum sessizce.Nerde kaldı ecdadın misyonu?Tek davası İslamdı onların,çoğu padişah döşeklerinde bile ölemedi.Böyle ecdadın nasıl böyle torunları olur,uzaydan gelmedi kimse.İstanbul a baktığımda bizanşlaşan bir İstanbul’dan başka birşey görmüyorum.Hatta bazı heykeller var Bizanstaki heykeller gibi bazı yerlerde havuzları,evlerde konsolları süslemekte.İşin kötüsü muhafazakar dediğimiz kesim dahi bu yokoluşa ayak uydurmaya çoktan başladı.
    Bu sözleşmenin getirileri sebebiyle hapislerde yatan,şerefi kirlenen kişileri duyuyorum.Bir sözleşme yığınlar dolusu mağdur üretemez,üretiyorsa o sözleşme tekrar gözden geçirilmeli hatta raftan kaldırılmalı.Keşke başkalarından korktuğumuz kadar Allah’tan korksaydık,O’na güvenseydik bulunduğumuz konum bundan çok daha farklı olurdu.

  4. Sorgulama Zamanı

    ahahaha Kimlerrr Kimlerleee…

    Müstehak!

Yoruma kapanmış.