Yavuz Bahadıroğlu – Suçlu Biziz!

Vaktiyle “Suçlu Biziz” isimli bir kitapçık yayınlamıştım. Artık mevcudu kalmayan bu kitapta, 1926 ile 1989 tarihleri arasında Japon İmparatoru olan Hirohito’nun hikâyesine de yer vermiştim. 

O zaman için bana çok ilginç gelen bu hikâyenin özeti şu…

İkinci Dünya Savaşı bitmiş, Japonya ağır bir şekilde yenilmişti. Hava kuvvetleriyle deniz kuvvetleri mahvolmuş, kara kuvvetleri bitmiş, bunlar yetmez gibi, ABD iki atom bombasıyla Hiroşima ve Nagazaki kentlerini içindekilerle birlikte yok etmişti.

Bu ağır yenilgi Japon İmparatoru’na çok dokundu. Yaptığı radyo konuşmasında, ağlayarak şunları söyledi:

“Ben Japon ordularını iyi yönetemedim. Halkıma vaad ettiğim parlak zaferi veremedim. Geleceğinizi mahvettim. Savaş boyunca insanüstü bir gayret göstermenize rağmen, yenildik. Bunun sorumluluğunu ve utancını tek başımaüstleniyorum. Tek suçlu benim! Bu durumda, gelenekler mucibince kendimi cezalandırmam ve harakiri yapmam gerekiyor. O gün gelinceye kadar kendimi hapsedip kimseyle görüşmeyeceğim. Tüm milletime refah ve saadetler diliyorum. Beni affedin!”

Japonlar, İmparator’un konuşmasını göz yaşlarıyla dinlediler. Bir sürü Japon konuşmadan öylesine etkilendi ki, harakiri yaparak kendini öldürdü. Sonra bir halk hareketi başladı: Japonlar ülkenin dört yanından saraya aktı. Kısa süre içinde sarayın bahçelerinde milyonlarca insan toplandı. Hıçkıra hıçkıra ağlayarak bir ağızdan bağırıyorlardı: “Suçlu biziz!” 

Günlerce sarayın bahçesinde ağlaşıp bağrıştılar. Nihayet Hirohito, halkın huzuruna çıktı. Kalabalığı selâmladı ve harakiri yapmaktan vazgeçtiğini söyledi.

Herkes rahat bir nefes alıp dağıldı. Ama dağılırken bile koro halinde bağırıyorlardı: “Suçlu biziz!”

Şimdi kendi kendimize tam da şu soruyu sorma zamanıdır: Suçlu kim?İstanbul’u kazanan CHP mi, yoksa HDP kanalıyla gerçekleştirdiği PKK ittifakına rağmen, İstanbul’u CHP’ye kazandıran AK Parti mi?

Bugün AK Parti kurmaylarının yapması gereken şey, tüm sorumluluğu üstlenip, fabrika ayarlarına geri dönmek üzere adımlar atmaktır.

Biz başlangıçta siyaset dâvasıyla yola çıkmadık, siyaset cihanşumül (evrensel) dâvamızın sadece bir aracıydı. Sonra nasıl olduysa oldu, iş siyasete döndü, hatta cihanşumül dâvamız siyasetin gölgesinde kalıp malzeme oldu.

Unuttunuz mu: Bizim sımsıcak hayallerimiz ve sonsuz umutlarımız vardı: Dünyamızı da, ahiretimizi de sarmalardı. Gün gelecek yepyeni bir Türkiye kuracaktık. Eğitimi “milli-manevi” değerlere tekrar oturtacak, imanlı, ahlâklı, fazileti nesiller yetiştirecektik. Temelinden sökülen kültürümüzü ihya edecek, kadim medeniyetimizi yeniden inşa edecektik.

Ama hesaba katmadığımız bir şey vardı: Paranın yüzü o kadar sıcaktı ki, hayallerimizi yaktı!Makam-mevki, şan-şöhretöylesine etkileyiciydi ki, başlıbaşına umut haline geldi.

Kısa zaman içinde sadece siyaset ve ticaret konuşur olduk! Dünya nimetlerine çabuk alıştık, ahireti öteledik. “Biraz da biz yiyelim” anlayışı ruhumuzu kemirdi, nurumuzu boşalttı, ahirete yönelik beklentilerimizi bitirdi…

Hepimiz derece derece “ehl-i dünya” olup çıktık. Artık gelsin tepeden bakmalar, kibirlenmeler, vatandaşı küçük görmeler, gösteriler, gösterişler, konserler, danslar, milyonluk saatler, lüks arabalar, yalılar, faizler, haramlar…

 “Ehl-i dünya”nın dünyasını dolduran tüm ıvır-zıvırlar bizim de dünyamızı doldurdu: Kültür, medeniyet, sanat, estetik, kitap, insan yetiştirme derdi bitti, “Pratik hayat” geldi. Bu durumda bir “şefkat tokadı”na ihtiyacımız vardı, yedik! 

Bu şefkat tokadı”ndan ders alamazsak, arkasından daha acıtıcı tokatlar gelebilir! Çünkü, suçlu biziz! 

Yeni Akit – Yvuz Bahadıroğlu

  1. evet suçlu biziz, 25 kuruşluk poşete, patates soğana, kısacası cebimize bakarak verdik şehri istanbulu. mevlamın hikmetinden sual olunmaz vardır elbette bundada bir hayır..

  2. Hey gidi Niyazi Birinci (Yavuz Bahadıroğlu) Abi hey,
    demek sende sakal bıraktın, çok sevindim. Bir Dönem gzel işler yaptınız, hele Hikaye ve Tarihi Romanların(!) kıtlık döneminde imdadımıza yetişmişti.

    Ama sakal bırakmanı ziyadesiyle sevindim, mübarek olsun.

    Selam ve dua ile

  3. ŞAMİL ÇEÇEN DAĞLI

    Suçlu biziz abi 7 dakikada domuz eti tüketmekle övünenlerin bizim üzerimizden nefret yarışına girmelerine ses çıkaramadık ses cikaranlarimizin tepesine çöküldü. ..katiline aşık olan içimizdeki çandarlılar yüzünden elimizle hediye ettik seçimleri. ..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir