Tasavvuf Ne demektir?

   “Tasavvuf” kelimesi kimilerine göre Arapçada “yün” anlamına gelen “sûf” kelimesinden gelmektedir. Bunun sebebi ise Sûfîlerin sâir insanların zıttına zühd yolunu tercih ederek yün elbise giymiş olmalarıdır. [1] Bazıları ise bu kelimenin “pak ve temiz olmak” anlamındaki “safâ” kelimesinden tevellüd ettiğini söylemişlerdir. Zira Sûfî denen kişi kalbi her türlü mâsivâdan arınmış kişidir. Bu yüzden Bişr b. Hâris Sûfî’yi “Kalbi Allah için tertemiz olan kişidir” şeklinde tarif etmektedir. [2]

   Bir kısımlarına göre de bu kelime, sahabe-i kirâm içinde ‘ehl-i suffe’ olarak bilinenlere atfen “Suffe” kelimesinden iştikak etmiştir. İmam el-Kuşeyrî (Rahimehullah) ise bunların hiçbirinin doğru olmadığını bilakis bu ismin bir lakab olmasının daha doğru olduğunu savunmuştur. [3] İmam el-Hucvîrî (rahimehullah) de aynı kanaati taşımaktadır. [4]

   Bu bağlamda tasavvuf farklı şekillerde tarif edilmiştir. İmam el-Gazzâlî (rahimehullah)’ye göre tasavvuf “kalbi bütün alâkalardan soyutlayıp sadece Allah (azze ve celle)’a tahsis etmek ve onun dışındaki her şeyin ne zararı ne de faydası olamayacağını bilmektir. [5] Abdülkâdir Geylânî Hazretlerine göre tasavvuf, kîlu kâlden alınan şeyler değil bilakis nefsin meylettiği şeylerden alakayı kesmekle elde edilen hallerden ibarettir. [6]

Ma’rûf-i Kerhî Hazretlerine göre tasavvuf, hakikatleri almak ve mahlûkâtın elindekilerden yüz çevirmektir. [7] Şiblî (Rahimehullah)’a göre tasavvuf, hislerini zapt etmen ve nefeslerine riâyet etmendir. [8] Tasavvufun mahiyetine yönelik kaynaklarda daha çok tarifler nakledilegelmiştir. Bu tariflerin bir hulâsası olarak Ahmed Zerrûk tasavvufun özetle “Allah (azze ve celle)’a sadakatle yönelmek ” anlamına geldiğine vurgu yapmaktadır.

Ez cümle, Allâme el-Mencûrî’nin ifadesiyle tasavvuf ilmi, “Bâtının, nefsin gevşeklileri, ayıpları, kin, haset, aldatma, övülmeyi sevme, kibir, riya, gazap, tamah, cimrilik, zenginlere tazim, fakirleri tahkir gibi mezmûm sıfatlardan nasıl tasfiye edileceğini öğreten ilimdir. Zira tasavvuf ilmi, kusura, ilaca ve bunların keyfiyetine muttali olan ilimdir. Ve ancak tasavvuf ilmiyle nefsin tehlikeleri, kötü ahlakı ve pis vasıflarının nasıl yok edileceği ve böylece kalbin Allah (azze ve celle)’ın dışındaki her şeyden nasıl kurtulabileceği bilinebilir.[9]

ÖMER FARUK KORKMAZ
——————————–
[1] Hüseyin ez-Zehebî, et-Tefsîr ve’l-Müfessirûn, Mektebetu Vehbe, Kâhire, II/250
[2] el-Kelâbâzî, Ebubekir Muhammed b. İshâk, et-Ta’arruf li Mezhebi Ehli’t-Tasavvuf, Mektebetu’l-Hâncî, Kahire, 1994, Baskı: II, s. 5
[3] el-Kuşeyrî, Abdülkerim b. Hevâzin, er-Risâletu’l-Kuşeyriyye, Daru’l-Me’ârif, Kahire, II/440
[4] el-Hücvîrî, Keşfu’l-Mahcûb, Mektebetu’s-Sekâfeti’d-Dîniyye, Kahire, 2007, Baskı: I, s. 55
[5] et-Tabîb Muhammed Ebu’l-Yüsr Âbidîn, Hakâya’s-Sûfiyye, Dâru’l-Beşâir, 1994, s.25,26
[6] Abdülkâdir el-Ceylânî, Âdâbu’s-Sülûk, Daru’l-Senâbil, 1995, Baskı: I, s. 189
[7] Abdurrahman Bedevî, Târîhu’t-Tasavvufi’l-İslâmî münzü’l-Bidâye Hattâ Nihâyeti’l-Karni’s-Sânî, Vekâletu’l-Matbû’ât, Baskı: II, s. 17
[8] es-Sübkî, Tacüddîn, Mu’îdu’n-Ni’am ve Mübîdu’n-Nikam, Daru’l-Kitâbi’l-Arabî, 1367, Mısır, s. 94
[9] Mustafa İsmâil, en-Nusretu’n-Nebeviyye, Matbaatu’l-Âmire, Mısır, 1416, s. 26, Yusuf Hattâr Muhammed, el-Mevsû’atü’l-Yûsufiyye fî Beyâni Edilleti’s-Sûfiyye, Dâru’t-Takvâ, Dımeşk, 2015, s. 25

Dikkatinizi Çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ihvanlar.net EHLİ SÜNNET MÜDAFAA HATTI © 2018 YASAL UYARI: Sitemizde bulunan www.ihvanlar.net imzalı yazılardan alıntı yapılması halinde sitemiz kaynak belirtilmelidir.