İmamların mesai ücreti hesabı ve Kur'an eğitimi

   Diyanet işleri geçtiğimiz yıllarda Kur’an seferberliği başlatmıştı. Camilerde Kur’an halkaları oluşturulacak ve 7’den yetmişe Kur’an bilmeyen kalmayacaktı.
   Bu çağrı yapıldığı zaman güzel şeylerin olduğunu gördük. Yaz kış döngüsünde akşam ile yatsı arası veya yatsıdan sonra kurulan Kur’an halkaları ile işinden gücünden arta kalan zamanı evinde televizyon seyretmek veya kahvehanede geçirmek yerine ilahi kelamı öğrenmeye ayıran insanlar rahle önünde diz çöktü.
   Bu ilk heyecan her hayırlı işte olduğu gibi çok da uzun sürmedi. Kur’an halkaları belli bir müddet sonra dağıldı veya azaldı.
   Daha sonrasında da böyle bir çalışma yapıldığını görmedik.
ÜCRET HESABI YAPAN İMAMLAR
   Diyanet bu ve benzeri çalışmaları başlatırken 15 kişi toplayan imamlara mesai ücreti ödemek gibi çok büyük bir hata yapıyor. Buna göre bir imam 15 kişiyi topladığı takdirde Kur’an eğitimi verdiği saatler için para alıyor.
   Peki ya toplayamazsa?
   O zaman mesai ücreti alamıyor. Bu sebeple imam ya Kur’an dersini vermiyor ya da gelmeyeni de geliyormuş gibi gösterip yalan beyan ile ücret alıyor.
   Akıllara şu soru geliyor: İmam aynı zamanda o bölge halkının uhrevi işleriyle iştigal eden bir din görevlisi değil de camiyi bekleyip namaz kıldıran bir memur mudur? Eğer öyle ise evet, işin içinde mesai ücreti de olacaktır. Çünkü kendini memur addeden bir görevli aldığı ücret nispetinde mesai yapacaktır.
   Şayet öyle değilse ve imam halkın uhrevi boyutuyla ilgilenecekse verilen para ne içindir?
   Allah (Celle celaluhu) rızasını aramak nerededir?
   Yani yapılan her işte ücret hesabı yapılmak/yaptırılmak zorunda mı?
BEREKETİ YOK…
   Aynı zamanda imam olan bir büyük tanıdık biz, bırakın okuttuğu talebeden para almayı kirasını ödeyemeyen talebesinin ilimden geri kalmaması için hanımının bileziklerini bozduran. İşte samimiyet bu olunca, sadece rıza-ı ilahi talep edilince öyle bir bereket hasıl oluyor ki, şimdi nerede ilim sahibi zevat varsa bakıyorsunuz onun açtığı yoldan geçmiş… Binlerce icazetli hoca yetişmiş.
   Şimdi on binlerce cami imamı var ve bu bereket neden olmuyor?
   Çünkü artık mesai/ücret hesabı yapılıyor…
   Adam “benim böyle bir görevim yok” diyebiliyor.
   Dolayısıyla bir arpa boyu yol katedilemiyor.
   Aynı şekilde gelen yaz talebeleri için imam/müezzinlere fazladan para verilmekte. Bununla birlikte camiye gelip de Kur’an’a geçen olmamakta. Çünkü cami grevlileri çocukları 2-3 saat salavat okutup, ilahi söyletip oylayıp göndermekte.
   Peki, ne yapılmalı?
   İmamların görevleri yeniden tanımlanmalı, bölge halkının dini ihtiyaçlarını karşılama sorumluluğu getirilmelidir. İmamlara verdikleri/verecekleri Kur’an ve dini bilgi eğitimi sebebiyle maaş/saat ücreti vaad edilmemeli. Allah rızası için yapmaları sağlanmalı. Ve bu doğrultuda gerekirse eğitimler verilmeli. (Maneviyatsız imamlığın sonuçları)
   Diyanet İşleri imamlarda olması gereken “Allah rızası için canla başla koşturmak/hizmet etmek” hissiyatını canlandırmazsa/diri tutmazsa boşa kürek sallayacaktır. Türkiye ve alem-i İslam’ın ilerlemesine hiçbir katkı sağlayamayacaktır.
www.ihvanlar.net