Hastaneler Konforlu ama Şifa Dağıtmıyor

   Hastanelerin yapısıyla, hizmetiyle, donanımıyla insanların ihtiyaçlarına cevap verebilmesi gerçekten çok önemli bir husus. Bunun önemini ancak hastaneye düşenler anlıyor. Çünkü gerek mahremiyet açısından gerekse ilgi alaka açısından yenilenmeye ihtiyaç vardı.
   En yeni aletler, tek kişilik odalar, ilgi alaka… Bunlar hastaneye düşüp acı çeken insanlara gerçekten büyük bir teselli. Devlet bu konuda elinden geleni yapıyor.
   Ancak… Ancak…
ESKİDEN ŞİFAHANELER VARDI…
   Değerli dostlar, eskiden hastahaneler değil şifahaneler vardı. Şifa dağıtırlardı. Öncelikle hastalık teknik imkanlar olmadığı halde doğru bir şekilde tespit edilir, kişinin bedensel yapısına göre de tedavi metodu uygulanır ve doğal yöntemlerle hastalık iyi edilmeye, kökten bitirilmeye çalışılırdı.
   Şimdi ise hastahaneler var.
   Hastalar en güzel şekilde ağırlanıyor.
   Hastalık makinelerle tespit edilip(!) bastırmak için hazır ilaçlar kullanılıyor.
   Kullanılan ilaçlar bir organı iyi etmek için iki-üç organı birden tahrip ediyor. Ve bir dolu yan etki…
    Kimse doğal tedavi diye bir şey bilmiyor. Doktorların dağarcığında böyle bir şey yok. Olsa da yöntemini bilmiyor zaten. Kendi alanıyla alakalı ne ilaç varsa onu biliyor, hastaya dayıyor.
   En kolayı da yaz bir antibiyotik… En ufak bir üşütmede “git nane limon kaynat, şöyle güzel bir terle” diyen yok. Yazıyor hemen antibiyotiği…
   Sonra… Böbrekler iflas…
   Bir yerde ağrı mı var?
   Ver ağrı kesicileri.. Ciğerler perişan…
   Psikolojik sorunlar mı var?
   Ver depresyon haplarını… Beyin perişan…
   Herkes hasta, perişan ama İLAÇ FİRMALARININ keyfi yerinde…
DOKTORA PROMOSYON KARŞILIĞI İLAÇ YAZDIRMALAR…
   Doktorlara gelen iyi giyinimli şahıslar sizin yanınızda pazarlık yapıyor, yazacağı ilacı söylüyor. Ve doktorların bir çoğu ilaç şirketlerini kıskacı altında. Verilen promosyon veya vaadlerle istenilen ilacın yazılması isteniyor.
   Yani doktor size a ilacını yazacaktı ama aynı işlevi gören yeni bir ilaç piyasaya sunulmuş ve doktorla anlaşılmış, doktor da o ilacı yazıyor.
   Hastanın sağlığı mı? Ne önemi var ki… En güzel şekilde ağırlanıyor ne de olsa…
DOKTOR DOKTORU YALANLIYOR
   Artık insanlar önemli sıkıntı olduğu zaman bir doktora gitmiyor, hastalığın tam teşhisi için en az 3 doktora gidiyor. Çünkü bir doktorun koyduğu teşhisi diğeri yalanlıyor. Birinin kireçlenme dediğine diğeri çıkık diyor.
   Bir örnek: Kalçası çıkan olan adamı kireçlenme diye eve yolluyorlar. Kalça tam oturmadığından kendisine kemikte yeni yer oyuyor. Oyulan kemik doğal yuva olmadığından katur kutur ses çıkartmasının yanında dayanılmaz ağrılar veriyor. Ve artık hasta hayatına bu şekilde devam etmek zorunda.
   Bunun gibi niceleri…
HASTANELER İYİLEŞİYOR FAKAT AMASI VAR…
   Bizce hastane şartlarını iyileştirmek iyi bir şey ama bunun on katı gayretle tedavi yöntemini iyileştirmeye çalışmak gerekir.
   Mesela hiçbir yan etkisi olmayan doğal tedavi yöntemleri artık ders olarak okutulmalı, bununla alakalı araştırma laboratuvarlar kurulmalı, profesörler yetiştirilmeli.
   Ülkemiz bitki çeşidiyle dünyanın göz diktiği bir yer.
   Biz bunu değerlendirmiyoruz, Avrupa bizden çalıp sonra bize ilaç olarak satıyor.
   Daha bir çok mevzu var ve inşaAllah başka yazılarımızda değerlendireceğiz.
www.ihvanlar.net