Mehmet Okuyan Kur'an ile nasıl aldatıyor izleyin


   Hanımlarını göstermeyen arkadaşlarından şikayetçi olan, kadın erkek karışık oturmakta bir mahzur görmeyen Mehmet Okuyan kendisine ayetten de delil getirmiş. Ayet-i Kerimeyi iniş sebebi ve buna bağlı olarak Peygamberimiz ile Ashabının anladığı gibi değil de Mehmet Okuyan’ın anladığı gibi yorumlarsak olacağı budur…
   İşte size halkı Kur’an ile aldatmanın ve ayeti çarpıtmanın açık bir örneği…

Mehmet Okuyan Kur’an ile nasıl aldatıyor izleyin paylaşan: ihvanlarnet
   Kur’an’ı Kerim Peygamber Efendimize vahyolunmuştur. Ve o dönemde muhatap kitle ashabı kiramdır. Kur’an ayetlerinin nazil olma şekline baktığımız zaman ayetin bir şeyi tashih yada ikaz veya yeni bir düzenleme getirdiğini görüyoruz.
   Bu sebeple ayetin nüzul sebebini, Peygamberimizin ve eshabının bu ayeti nasıl tatbik ettiğini bilmeden ayetin manasını anlayamayız. Bütün bunları devreden çıkartınca yapılacak yorumlar Kur’an-ı kerimi kendi anlayışına göre yorumlamaktan başka bir şey olmadığı gibi “uydurulan bir din” ortaya çıkartacaktır. Asıl uydurulmuş din budur.
   Bakalım Mehmet Okuyan‘ın “arkadaşının evinde de yiyebilirsin” “tak veya hep beraber” ifadelerini çıkarttığı ayet aslında ne mana ifade ediyor:
   Aşağıdaki açıklamalar bütün tefsir kitaplarında geçmektedir. Hiçbir tefsir bunun aksine bir mana ifade etmemiştir:
1- Arkadaşın evinden yemek
   Hz. Aişe (r.a.) şöyle buyurdu: “Müslümanlar Rasulullah (s.a.v.) ile birlikte savaşa gider, anahtarlarını kefillerine verirler ve: “Evlerden yemenizi size helâl ettik, derlerdi. Onlar ise: Bunlardan yemek bize helâl olmaz. Çünkü onlar, gönül rızası olmadan bize izin verdiler. Biz sadece emanetçileriz” derlerdi. Bu­nun üzerine Yüce Allah, âyetini indirdi.”
   Dost ve ar­kadaşlarınızın evinden yemenizde de bir sakınca yoktur. Katâde şöyle der: Arkadaşının evine girdiğinde, ondan izin almadan bir şey yemende sakınca yoktur.
2- Birlikte veya ayrı ayrı yemek
   Birlikte veya ayrı ayrı yemenizde sizin için bir günah ve sakınca yoktur. Tefsirciler şöyle der: “Bu âyet, Kinane’den bir kabile hakkında inmiştir. Onlardan kimse tek başına yemek yemez, gün boyu beklerdi. Beraber yiyecek kimse bulamazsa hiçbir şey ye­mezdi. Çoğu zaman yanında memeleri süt dolu develer bulunur, fakat o, be­raber içecek kimseyi buluncaya kadar onların sütünden içmezdi. Yüce Al­lah onlara, kişinin tek başına yemek yemesinde bir sakınca olmadığım bildirdi.

PEYGAMBER HANIMLARINA BİLE PERDE ARKASINDAN

   Allahu Teala Ahzab Suresi 53. ayetinde ise “Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin… ” buyurmaktadır.
   Bu, şu demektir: Bütün şaibelerden, vehimlerden uzak bulunan Peygamber hanımlarıyla bile irtibata geçerken “perde arkası” gibi bir hudut gözetiliyor ise diğer insanlar için haydi haydi bir sınır olması gerekecektir.
   Peygamberimizin, ashabının, tabiinin, selefin bunun dışında bir uygulaması olmamıştır.
   Bu uygulamaya da haremlik-selamlık adı verilir..

MEHMET OKUYAN

   Kur’an ve Kur’an’a davet… Ne güzel kamuflaj değil mi? Bu adamlar Kur’an’a çağırıyorlar fakat Kur’an’dan kendi yorumlarına ve kendi anladıklarına çağırıyorlar.
   Hiçbir usulde bunlar gibi Kur’an’ı açarak ayetin kelime manasından hüküm çıkartmak yoktur ve bunu hiçbir ilmi otorite kabul etmez.
   Dolayısıyla bunlardan uzak duralım. Ahiretinizi elinizden almak istiyorlar buna müsaade etmeyin.
www.ihvanlar.net