DİYALOGCULARA MEVLANA TOKADI

Dinler arası diyaloğu savunan bazı kesimler Büyük Tarikat önderi Mevlana Hazretleri’ni de bu oyunlarına dahil etmeye çalışıyorlar.
Mevlana Hazretlerinin Müslümanları tövbeye, kâfirleri imana çağırmak için kurduğu “Ne olursan ol yine gel” cümlesini kullanarak “Mevlana’nın derin hoşgörüsü” gibi ifadelerle büyük Allah dostunu, imansızlık projesine, Papa’nın ve işbirlikçilerinin emellerine alet etmeye çalışıyorlar. Hâlbuki Mevlana, murdar gördüğü ve kafir olarak ifade ettiği hırsityan ve Yahudiler ile Müslümanların tek ortak noktasının ve birliğinin “insan” olmak olduğunu söylüyor:
“Kâfirle müminin birligi, ten bakımındandır.”(6 Cilt 645. Beyit)

HIRİSTİYAN VE YAHUDİLER = KAFİRLER

Öncelikle şunu beyan edelim ki, Mevlana Hazretleri’nin Mesnevi eserinin çoğu yerinde onların dinini hak olarak kabul etmediğinden Hıristiyan ve Yahudilere, “Hıristiyan ve Yahudi” olarak hitap etmiyor, imansız kategorisine sokarak hepsine “kafir” diyor. Nereden anlıyoruz bunu? Mesela:

1- 2.Ciltin 2545. Beytinde: “Kâfir de istemeyerek Allah’a tapar ama onun maksadı başkadır”. Allah’a tapanlardan yani ehli kitaptan bahsediyor.
2- 5. Ciltte kötü sesli müezzinin Hıristiyan bir ailenin Müslüman olmamasına sebep olduğunu anlatırken: “Bir müezzin vardı, sesi pek çirkindi. Kafir ülkesinde ezan okurdu.” Diyor, ehl-i kitabın ülkesine kâfir ülkesi diyor.
3- Yine 5. Ciltin 3595. Beytinde “Kâfirler, peygamberlerin kiliselerde yapılmış olan resimleriyle kanaat ederler.” Kilisede ibadet edenler Hıristiyanlardan başkası değil elbette.

Bunlardan anlaşılıyor ki, Mevlana Hazretleri Hıristiyan ve Yahudileri istisnasız “kâfir” olarak nitelendiriyor. Mesnevi’den alıntıladığımız beyitlerde geçen “kafir” terimini buna göre değerlendiriniz.

İŞTE DİYALOGCULARA MEVLANA TOKADI

Kafirlerin inadı:
“Kâfirler inatlaşmada maymun tabiatlıdırlar.”(1. cilt 280. Beyit)

“Ateş ve dumanın aslı demir ve tastır. Hıristiyan ve Yahudi küfrü, ikisinin fer’idir.” (1. Cilt 770)

Kâfirler cehenneme girerler:
“Taşlar, taş yürekli kâfirler; ağlayıp inleyerek mahcup bir halde cehenneme girerler.” (1. Cilt 1375)

Kâfirlere katılmayasın:
Ki hadde hesaba sığmaz hazine elde edesin ve bu suretle kâfirlere, küfranı nimet edenlere katılmayasın. (1. Cilt 2225)

Cehenneme atılırlar:
Taş; ateşle sınanacağı (ateş içinde parçalanıp yumuşayacağı, eriyebileceği) için kâfirler, ateşe atılırlar, onların
azabı ateşle olur.(1. Cilt 3600)

Kafirlere karşı şiddetli ol:
“Yürü, kâfirlere karşı şiddetli ol; ağyarın dostluğuna toprak saç! (2. Cilt 120)

Fark var:
“Kâfir de Allah der, mümin de. Fakat ikisinin arasında adamakıllı fark var. (2. Cilt 495)

Cahil Hıristiyanlar:
“Hıristiyanların cehaletine bak ki asılan bir Allah’dan medet ummaktadır. Çünkü onlarca İsa’yı Yahudiler asmıştır.” (2. Cilt 1400)

Yaşamaları faydasızdır:
“Kâfir yolculuğundan bir fayda görmez, ondan dolayı da bütün meyli toprağadır” (2. Cilt 1810)

İçleri Murdar Kâfirler:
“Allah, kâfire “Pis murdar” demiştir. Bu pislik, bu murdarlık, onun dışında değildir.” (3. Cilt 2090)

Pislik onun dinindedir:
“Kâfirin dışı, pisliklere bulaşmıştır. Pislik onun huyundadır, dinindedir.” (3. Cilt 2095)

Kafirler ölüdür
“Nitekim tenin değeri de canla, fakat canın değeri de cananın ışığıyladır. Can, ışıksız diri olsaydı hiç kâfirlere ” Ölü” denir miydi? (3. Cilt 2535)

Şeytanın maskarası kâfirler:
“Kâfir, köpeğin ardına düşüp gittiğini görseydi güçlü kuvvetli Şeytan’a maskara olur muydu hiç? Onun ardına bir namussuz gibi düşer miydi hiç? Hemencecik ayağını çeker, kurtulurdu!” (4. Cilt 1325) diyor ve onların yanlış yolda olduğunu, tek çarenin iman etmelerinde olduğunu beyan ediyor.

Evet, hepimiz hoşgörülüyüz. Hazreti Hamza’yı şehit eden Vahşi’ye ‘Radıyallahu anh’ diyoruz. Put perestti, kâfirdi, Efendimizin amcasını şehit etti ama Müslüman oldu. Hepsi geride kaldı. İslam bütün günahlarını sildi. İşte bizim hoşgörümüz budur. Kâfir, bütün inancından sıyrılarak Müslüman olsun, 99 adamı öldüren günahkâr adam da tövbe etsin. Peygamber Efendimiz’in, ashabının, dostlarının ve ehl-i sünnetin hoşgörüsü budur. bundan başkası haddi aşmak, Allah ve Resulü’nün önüe geçmektir. Bu şekilde hareket edenleri Allah’u Teala sure-i Hucurat’ta şu şekilde uyarıyor:
“Ey iman edenler! Allah’ın ve Peygamberinin önüne geçmeyin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” (Hucurat 1. Ayet)

ÇEKİN ELİNİZİ MEVLANA’DAN
Mevlana Hazretleri’nin kâfirlere karşı gösterdiği tavrı, kullandığı sert ifadeleri okudunuz. Kimse onu diyalog için kullanmaya çalışmasın. O, Efendimiz’e inanmayanı insan bile saymayan Mevlana Hazretleri, sizin oyunlarınıza alet olamaz. Eğer bu ısrarınızda devam ederseniz bilin ki, O büyük Allah Dostunun iki eli de yakanızda olacaktır. Ahirette “davacıyım Ya Rabbi” diyecek ve hak talep edecektir.

www.ihvanlar.net