Kategori: PEYGAMBERİMİZİN HAYATI

Peygamberimizin en yakın dostu

Rasûlullah (s.a.v.) hazretleri Amr bin Âs’ı Zatü’s-selâsil nâm gazâya ordunun emiri olarak göndermişti. Amr bin Âs der ki: Gazay-i mezkûrden avdetimizde ben Rasûlullah (Sallallau Aleyhi ve Sellem) hazretlerinin huzûruna varıp: – “Ya Rasûlallah! Bütün nâs içinde en ziyade kimi seversiniz!” dedim. Buna cevâben Rasûlullah (s.a.v.) hazretleri: – “Âişe’yi severim” dedi. Tekrar ben: – “Ya Rasûlallah! Erkeklerden en çok sevdiğiniz kimdir?”, dedim. […]

EBÛ LEHEB’İN AZABINI HAFİFLETEN SEBEP

Hazret-i Peygamber’in muazzez varlığı, beşer için bir muhabbet melcei ve feyz kaynağıdır. Ârifler bilirler ki, mevcudâtın varlık sebebi, Nûr-i Muhammedî’ye duyulan muhabbettir. Bu sebeple bütün kâinat, âdeta Varlık Nûru Hazret-i Muhammed Mustafâ -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e ithâf edilmiş gibidir. Bütün kâinat, Nûr-i Muhammedî’nin şerefine ve O’na bir mazruf olarak yaratılmıştır. Zira O, öyle bir şahsiyettir ki, Cenâb-ı […]

Peygamberimizin Şehircilik Düsturu: 'Komşunun Işığını Kesme'

Bir panelde M. Şimşek Deniz’in konuşmasından ‘Peygamber Efendimizin Şehircilik Uygulamaları’ konulu bölümü…    28 Nisan 2015 tarihinde düzenlenen Dünyabizim Buluşmaları etkinliğinin konusu “Yaşadığımız Şehirler” idi. Etkinlikte “insani açıdan nasıl bir şehirde yaşamalıyız”, “kadim değerlerimiz çerçevesinde bizim şehirlerimiz nasıl olmalı” sorularına da cevap aranmıştı. Prof. Dr. İbrahim Baz‘ın yönettiği söyleşide Celaleddin Akça, Mehmet Şimşek Deniz ve […]

Mevlid-i Şirif metni – Süleyman Çelebi

   Makamlı bir şekilde okununca kimse anlamıyor, ses kalabalığından başka bir şeye yaramıyor. Böyle düz okuyun çok daha güzel, derin manalar içeriyor. Allah adın zikredelim evvela, Vacib oldu cümle işte her kula. Kim ki, Allah adını önce ana, Her işi kolay eder Allah ona. Allah adı olsa her işin önü, Asla ebter olmaz o işin […]

Peygamberimizin bize örnek olan tevazusu

   Engin gönüllü olmak, hakka boyun eğip kabul etmek gibi manalara gelen tevazuun en makbul olanı, yaltaklanmadan ve zillete düşmeden, ölçülü ve itidalli bir şekilde bulunmaktır.    Kibir ve gururun zıddı olan tevazu ancak bu iki kötü huyun yenilmesi sayesinde kazanılır. Herkesi kendi nefsinden üstün görmek, dış görünüşüne bakarak kimseyi küçümsememek, fazla lükse ve gösterişe […]

Yakınlarının dilinden Peygamberimizin ahlakı

   Peygamberimiz hiçbir halini insanlardan gizlememiş ve saklamamıştır. Çünkü, onun her hali Sahabîler için bir örnek oluşturuyordu. Bunun için Sahabîler, Peygamberimizin her halini, her hareketini ve sözünü takip ediyor, öğrenerek zaptetmeye çalışıyorlardı. Bilemedikleri veya tereddüt ettikleri hususları da bizzat sorarak öğreniyorlardı. Bundan dolayı, Peygamberimizin bütün hayât safhaları Sahabîlerce bilinmekteydi.    Günümüz Müslümanı her hususta, en […]

Peygamberimizin bile haya ettiği sahabe

Hazreti Âişe radıyallahu anhâ anlatıyor:    Allah’ın Resulü bacakları açık bir vaziyette benim odamda oturmakta iken, Hazreti Ebû Bekir içeriye girmek için izin istedi. Peygamber aleyhisselâm halini değiştirmeden girmesine izin verdi. Kendisi ile konuştu. Sonra Hazreti Ömer izin istedi. Ona da, aynı hal üzerine, girmesi için izin verdi ve konuştu. Sonra Hazreti Osman girmek için […]

Muhadramun Nedir?

   Muhadramun: Rasulullah (a.s), zamanında yaşayıp Müslüman olduğu halde, onu görme fırsatına kavuşamayan kimseler. Edebiyatta, ömrünün yarısını câhiliye döneminde, diğer kısmını da müslüman olarak geçirmiş olan şâirler.    Arapça “hadrama” kökünden türetilmiş olan “muhadram” kelimesinin çoğuludur. Hz. Peygamber (a.s) devrinde müşrik Arap kabilelerle Müslümanlar arasında savaş yapıldığı zaman, bu kabileler içindeki Müslümanlar, kendilerinin diğer müşriklerden […]

Alim Sahabeler ve Abdullahlar

Bağdâdî, Zür’atü’r-Razî’nin şu fetvasını kaydeder: “Bir kimsenin Resûlullah (a.s)’ın Ashâb (Radıyallahu anh)’ın kadrini düşürmeye çalıştığını görürsen bil ki o zındıktır. Zira Resûlullah (a.s) haktır, Kur’ân-ı Kerîm haktır. Bu Kur’an-ı ve şu sünneti bize Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Ashabı (Radıyallahu anh) tebliğ etmiştir. Onlara dil uzatanlar, şahitlerimizi karalamaya çalışıyorlar. Asıl maksatları da Kur’an ve Sünnet’i […]

Kur'an-ı Kerimde Peygamberimiz Hazreti Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)

بسم الله الرحمن الرحيم KURAN-İ KERİMDE PEYGAMBERİMİZİ NE KADAR TANIYORUZ ? الحمد لله رب العالمين   والصلاة والسلام على المبعوث رحمة للعالمين محمد بن عبد الله الصادق الأمين Her müslümanın Peygamber Efendimizi (S.A.V) gereğince tanıyabilmesi gererkir ki, kendisine tabiyyet mümkün olsun. Tabi tabiyyetin mümkün olabilmesi için evvela muhabbetin samimiyetle olması muciptir. Bir şiir ;  تَعْصِي الْإِلَهَ […]

Peygamber Efendimiz kimin evinde dünyaya gelmiştir?

Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Mekke’de “Dâr’üt-tabâbia”da dünyaya gelmiştir. Bu ev, aslında Haşim b. Abdimenaf’ın evinden bir bölme idi. Haşim vefat ettikten sonra, bu ev oğlu Abdülmuttalib’e kalmıştı. Abdülmuttalib de bu evi, oğulları arasında paylaştırmıştı. İşte Efendimiz (sav), babasına isabet eden bu evde gözlerini dünyaya açmıştır.

Peygamber Efendimiz kaç yaşında sakal bırakmıştır?

Peygamber Efendimizin sakalsız bir zamanı olmamıştır. Sakalının bitmesi ile onu uzatmıştır. Biz ümmetlerine sakal bırakmayı tavsiye ederken, bunu yaş kaydına bağlamamıştır. SAKALI TRAŞ ETMEK 4 MEZHEBE GÖRE HARAMDIR – TIKLA

Peygamberimizin Mü’minleri rahatsız eden cinlere yazdığı mektup

Halid bin Ebi Dücane, babası Ebi Dücane’den şöyle aktarıyor:    Bir kere Resulüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) e giderek derdimi anlatmak için şöyle dedim:    “Ya Resülellah! Bir keresinde ben yatağımda yatarken evimde değirmen sesi gibi bir gürültü, arı uğultusu gibi bir uğultu duyduğumda ve şimşek çakışı gibi bir parıltı gördüğümde, korkulu bir halde dehşet […]

Cihaddan geri kalan sahabeler ve başlarına gelenler

Kâ’b bin Malik radıyallahu anh şöyle anlatıyor: Allah’ın Resulünün yaptığı savaşlardan, Tebük harbinden başka hiç birisine katılmaktan geri kalmamıştım. Gerçi Bedir harbine de iştirak etmemiştim ama, Peygamber aleyhisselâm Bedir’e katılmıyanlardan kimseyi tazir etmemişti. Çünkü Bedir harbinde, Peygamber aleyhisselâm ile müslümanlar ancak Kureyş’lilerin ticaret kervanına karşı koymak üzere çıkmışlardı. Neticede Allahü Teâlâ tesbit edilmemiş bir anda […]

Peygamberimize sihir ve büyü yapılması

   Peygamberimizin, zilhicce ayında Hudeybiye’den döndüğü ve muharrem ayına girmiş bulunduğu sırada idi ki Medine’de kalan Yahudilerin elebaşları, Müslüman olduğunu açıkladığı halde, münafıklıktan ayrılmayan Yahudi Lebid b. Asam’ın yanına vardılar. Lebid Zurayk oğullarının müttefiki idi. Kendisi sihirbazdı. Yahudiler onun sihirde ve sihirle adam öldürmekte Yahudilerin en bilgilisi olduğunu biliyorlardı.    Ona: “Ey Ebul’Asam! Sen bizim […]

Miraç Uyanıkken Ruh ve Beden ile birlikte olmuştur

   Bildiğiniz gibi Miraç mucizesinin ruh ile mi yoksa beden ile mi gerçekleştiği hep tartışma konusu olmuştur. Ehli sünnet dışı akımlar miracın rüyada ve ruh ile olduğunu iddia ederlerken Ehli Sünnete göre miraç, uyanıkken hem ruh ve hem beden ile olmuştur. 1- KUR’AN RÜYADA VAHYOLMAZ    Birinci ve en önemli delilimiz hiçbir zaman Kur’an ayetlerinin […]

Sakal-ı Şerif ve Peygamberimizin eşyaları ile bereketlenmek

   Değerli Gönül Dostları! Bu gün birçok Prof. etiketli adamlar tevhid ve şirkten dem vurmaya, Müslümanları şirkle, putçulukla suçlamaya başladı. Ama ne yazık kı daha putçuluğun ne demek olduğundan haberleri yok. Din adına şirk dedikleri şeyin Kur’an-ı Kerimde çok açık bir şekilde zikredildiğinden bile haberleri yok… Maalesef böyle cehalet söz konusu. Cahillerin din adına ahkam […]

Osmanlı’da Peygamberimizin Faziletini inkar eden alime verilen ceza

   Günümüzde kainatın efendisi, Allah’ın habibi hazreti Muhammed Mustafa (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimizin faziletini inkar edip, O’nu herhangi bir insan konumuna indirmek isteyenler vardır. Bunlara örnek olarak “Üç Muhammed” kitabının yazarı Mustafa İslamoğlu ve Abdülaziz Bayındır verilebilir.    Aynı kafa yapısına sahip olan insanlar Osmanlı zamanında da vardı. İşte size onlardan bir örnek:   […]

Habibullah nedir? Allah’ın sevgilisi olur mu?

  Beyin lobları bel altına odaklı çalışan insanlar İslami kelime ve kavramları değerlendirmeye kalkarsa çok komik durumlara düşebilirler. Özellikle kendini selefi akımların ortasında bulanlar hiçbir ilme dayanmadan Müslümanları şirkle suçlamak için bu hallere düşebiliyorlar.    Bu konulardan bir tanesi de: Resulüllah Efendimizin HABİBULLAH olmasıdır…    Bazı internet köşelerinde rastladığımız bir yazı da, yazar şöyle demiş: […]

Salavat ve Peygamberimize Salavat getirmenin lüzumu

    O’ndan başka hİçbir Peygambere verilmeyen bir özellik, hiç bir ümmete verilmeyen bir rahmet kapısıdır Salavat…       İmam-ı Tahavî şöyle demektedir: “İnsan Resulüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in adını andığı veya bir başkasından duyduğu her keresinde; salavat-ı şerife okumak kendisine vaciptir.”     Salat ve salavat nedir? Peygamber Efendimiz’e ismi anıldığında salavat getirmek gerekir […]

Sünneti Çağa uyarlama yanılgısı -Misvak ve Hacamat

   Yazıyı şu cümleyi aklınızda tutarak okursanız daha çok istifade edersiniz: Sünnet çağa uydurulmaz, sünneti yaşamak için çağın imkanlarından istifade edilir…    İlahiyatçı geçinen bazı etiketli insanlar ve Diyanetin bir çok kitabında nedense insanları Peygamberin sünnetine teşvik edecekleri yerde tam aksine “o günün şartları” “bu günün şartları” diyerek bir ayrıma giderler ve sünnetlerin günümüze uyarlanması […]

Peygambermizi Nasıl Sevmeliyiz? Sahabenin Peygamber aşkı

   Peygamber Efendimizin sevgisi nasıl olmalı? Bir Müslüman, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i nasıl sevmelidir?    Bu gün vehhabi ve şii akımları Peygamberimizin “bizim gibi, herkes gibi bir insan” olduğu konusunu işlerler ve O’nu insanların zihninde bitirmeye, sevgililerini çalmaya çalışırlar.    Halbuki yaratılış bakımından bir insan ve beşer olsa da Allah […]

Sahabe kimdir, Tabakaları nelerdir? Sahabenin Önemi

“SAHABE-İ KİRÂM (Radıyallahu Anhum ecmain) MÜDÂFAASI” Ebubekir SİFİL HOCA    Modern zamanlarda Batılı Müsteşrikler marifetiyle üzerinde soru işaretleri oluşturulmuş, onların söylediklerini “kopyala-yapıştır” yöntemiyle çoğaltmayı “ilim yapmak” ve “Din’i kurtarmak” zanneden yerli Müsteşrikler eliyle de “tekinsiz alan” olarak ilan edilmiş bir konuyu mercek altına almayı amaçlayan bu yazı, birkaç yönden çerçevelendirilmek durumunda.    Öncelikle Sahabe konusunda […]

Ehl-i Beytin Fazileti

Ehl-i beyt, Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselamın bütün aile fertlerine denir. Mübarek hanımları, kızı Hazret-i Fatıma ile Hazret-i Ali ve bunların evlatları olan Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyin, onların çocukları ve kıyamete kadar gelecek torunlarının hepsine de Ehl-i beyt denir. Hatta Peygamberimizin temiz soyunun bağlı olduğu Haşimoğullarına da Ehl-i beyt denir. Eshab-ı kiramdan Selman-ı Farisi de […]

Peygamberimizin olgunluğu ve ahlakı

   Bilindiği gibi, insanlara ait olgunluk halleri başlıca iki kısımdır. Bir kısmı (insanın iradesine bağlı olmayı insanın doğuştan sahib olduğu kemallerdir! Asalet, güzel biçim, akıl ve zekâ üstünlükleri gibi… Diğer kısmı da, insanların tamamen istekleri ve çalışıp kazanmaları ile elde edilen kemallerdir. İlim ve irfan sahibi olmak, doğruluk, emanet, tevazu, zühd ve takva gibi güzel […]

Peygamberimizin Vefatı

Peygamber Efendimiz, Veda haccından sonra ahiret hazırlıklarına başlamıştı. Hicretin on birinci yılı Sefer ayının son günlerinde şiddetli bir baş ağrısı ile ateşli bir hastalığa tutuldu. Hastalığı ağırdı; buna rağmen Mescid-i Saadete çıkıp bir hutbe okudu. Ashabı kirama çok yüksek bir ifade ile hitab etti. Onlara yüksek bir adalet ve fazilet ve bir hakseverlik dersi vermek […]

Vedda Haccı

Hicretin onuncu yılında Veda Haccı olmuştur. Şöyle ki: Zilhicce ayına on gün vardı. Hazret-i Peygamber Efendimiz hac farizasını yerine getirmek için ashabdan kırk bin kişi ile Mekke’ye yollandı. Arefe cuma gününe rastlamıştı. Peygamber Efendimiz, yüz binden çok müslümanla birlikte Hacc-ı Ekber yaptı. O gün çok etkili bir hutbe okudu, ümmetine öğüt verdi. Şöyle buyurdu:     […]

Tebuk Savaşı

Hicretin dokuzuncu yılı idi. Romalıların Şam’da İslama karşı büyük bir ordu hazırlamış oldukları haberi geldi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz otuz bin kişilik bir ordu ile Medine’den çıkarak “Tebük” denilen yere kadar vardı. Yirmi gün orada kaldı. Fakat düşmandan hiç bir hareket görülmedi. Artık Şam’a kadar gidilmesi uygun görülmeyerek Medine’ye dönüldü.     165- Tebük seferi sırasında […]

Huneyn Savaşı İle Evtas Olayı

Mekke’nin fethi üzerine birçok kabileler müslüman oldular. Ancak en büyük kabilelerden olan “Beni Havazin ve Beni Sakıf’ kabileleri savaşa kalkıştılar. Taif ve Mekke arasında “Huneyn” denilen yerde toplandılar. Hazret-i Peygamber henüz Mekke’de idi. Şevvalin yedinci günü on bin kişilik bir ordu ile Huneyn’e doğru yürüdü.     Müslümanlardan bazıları: “Bu ordu, hiç bir zaman azlıktan dolayı […]

Mekke’nin Fethi

Hicretin sekizinci yılında Beni Bekr kabilesi, müslümanların koruması altında bulunan Huzaa kabilesi üzerine ansızın saldırırdı. Kureyş Reislerinden bazıları da Beni Bekr kabilesine yardımda bulunmuştu. Bu arada Huzaa kabilesinden yirmi üç kişi öldürülmüştü. Böylece Mekkeliler Hudeybiye Andlaşmasını bozmuşlardı. Huzaa kabilesinden bir cemaat Medine’ye gelerek uğradıkları felâketi anlattı ve yardım istediler Peygamber Efendimiz Ramazan ayının onuncu gününden […]