Kategori: BÜYÜK İSLAM İLMİHALİ

SEFERİ VE HÜKÜMLERİ

Seferin Anlamı ve Müddeti     249- Sefer ve Müsaferet, lügatta herhangi bir mesafeye gitmektir. Bunun karşıtı “ikamet”dir. Din yönünden sefer, belli bir uzaklığa gitmektir. Bu da orta bir yürüyüşle üç günlük (onsekiz saatlik) bir uzaklıktan ibarettir, Buna: “Üç merhale” de denir. Orta yürüyüş, piyade yürüyüşüdür. Kafile halinde develerle olan yürüyüşlerde ise orta yürüyüş, deve yürüyüşüdür. […]

YARIŞMA VE EĞLENCE HUSUSUNDA

>İslamda Eğlence ve Yarışmaların Hükmü     160- İslamda meşru sayılan eğlenceler mubahtır. Oyun ve eğlence denilen birtakım zararlı ve faydasız eğlenceler ise caiz değildir. Bunların bir kısmı haramdır. Bir kısmı da harama yakın mekruhtur. Bunlar aslında boş şeylerdir. İnsanın hayatı ise çok kıymetlidir, daima yararlı şeylerde harcanmalıdır. Zararlı ve faydasız şeylere harcanması doğru olmaz.     […]

AKRABALIK İLİŞKİLERİ VE SINIRLAR

İslâmda Aile ve Akrabalık İlişkileri     52- Müslümanlar arasında bir din kardeşliği vardır. Bu, din bakımından genel bir yakınlık ve akrabalıktır, en kuvvetli bir bağdır. Bu yönden müslümanlar, herhangi ırka, herhangi yurda bağlı olurlarsa olsunlar, birbirine bağlıdırlar, birbirini sever, birbiri hakkında hayır isterler. Bir ayet-i kerimede buyurulmuştur.     “Mü’minler şübhe yok ki, kardeştirler.”     Bundan […]

GİYİM VE KIYAFET

Giyilmesi ve Kullanılması Gerekli ve Caiz Olup Olmayan Şeyler     133- Her müslüman için avret yerlerini örtecek şekilde sıcaktan ve soğuktan korunacak kadar elbise giymek farzdır. Bu elbiselerin etekleri, erkeklerde bacakların yarısına kadar, kadınlarda ayaklarının yüzlerine kadar uzamalı, kollar da parmak uclarına kadar uzun bulunmalıdır.     Erkeklerin elbisesi kırmızı veya sarı olmamalı, siyah veya beyaz […]

YEMEK VE İÇMEK HUSUSUNDA

  Yiyip İçme Mikdarı ve Bunların Edebleri     121- Ölmeyecek kadar (Açlıktan ölmeyek kadar) yiyip içmek farzdır. Çünkü böyle bir yemekle insan oruç tutmaya ve ayakta namaz kılmaya güç kazanabilir. Öyle ki, insan canını helak olmaktan kurtaramayacak kadar helal bir şey bulamazsa, haram olan bir şeyden ölmeyecek kadar yiyebilir. Yine, boğazında kalan bir lokmayı gidermek […]

BULUNTU MALLAR HUSUSUNDA

Lukataların (Buluntu Malların) Mahiyeti ve Hükümleri     148- Bir yerde bulunan ve sahibi bilinmeyen yitik bir mala “Lukata” denir. Bunu o yerden alıp kaldırmaya “İltikat” ve bunu kaldırıp alan kimseye de “Mültakıt” denir.     Başkalarının rızası olmaksızın mallarını haksız yere almak haram olduğu gibi, yitik malları alıp benimsemek de haramdır.     149- Bir kimse bir […]

YENİLMESİ HARAM OLAN VE OLMAYAN ŞEYLER

Yenip İçilmesi Helâl Olan ve Olmayan Şeyler     109- Eşyada yenip içilme bakımından asıl olan mubah olmaktır. Bütün eşya, aslında insanların yararlanmaları için yaratılmıştır. Onun için aslında temiz olan, akla ve sağlığa zararlı olmayan bir kısım hayvan elleri ve buğday, arpa, pirinç gibi ürünler, sebzeler, meyveler ve sıvılar helaldir. Bunlar yenip içilebilir.     Fakat bazı […]

ÖDÜNÇ ALMA MESELESİ

İstikraz (Ödünç Alma) Meseleleri     96- İstikraz (borç alıp verme) muamelesi, altın ve gümüş gibi yalnız misliyat denilen tartılır şeylerde, ölçeğe bağlı buğday ve arpa gibi şeylerde ve taneleri arasında kıymet değiştirecek derecede fark bulunmayan yumurta ve ceviz gibi sayıya bağlı şeylerde olur. Hayvanlarda ve kumaş gibi değere bağlı şeylerde olmaz.     97- Gerek altından […]

SÖZÜ KABUL EDİLECEK VE EDİLMEYECEKLER

Din ve Muamelâtta Sözleri Kabul Edilecek ve Edilmeyecekler     48- Sadece dinle ilgili Allah’la kul arasındaki bir ibadet işinde adaletli olan kimselerin sözleri kabul edilir. Fasıkların ve gayr-i müslimlerin sözleri kabul edilmez. Bir suyun temiz olmadığını adalet sahibi bir müslüman haber verir de, başka su bulunmazsa, teyemmüm caiz olur. Fakat bunu fasık veya ne olduğu […]

KAZANÇ – ALIŞVERİŞ SINIRI VE KARABORSA

Çeşitli Kazanç Yollarının Üstünlük Dereceleri     75- Çeşitli kazanç yolları vardır. Bunlardan en faziletlisi, cihad yoludur. Sonra sırası ile ticaret, ziraat ve san’attır. Bazılarına göre, ziraat ticaretten daha faziletlidir. Şöyle ki:     76- Müslümanlar için gerektiğinde cihada koşmak, İslamiyeti yüceltmek, İslam yurdunu ve varlığını korumaya çalışmak farzdır. Bu farz duruma göre genişler. Eli silah tutan […]

FAİZ – RİBA MAHİYETİ

Ribanın Mahiyeti ve Nevileri     90- Riba’nın lûgat anlamı ziyade demektir. Din deyiminde, alış-verişlerde bir karşılık olmaksızın akidler arasında ziyade bir mikdarı şart koymaktır. On dirhem gümüşü, on bir dirhem gümüş karşılığında satmak gibi.     91- Riba, tartı ile satılan altın ve gümüş gibi mallarla ölçekle satılan buğday, arpa, hurma, tuz, kuru üzüm gibi şeylerin […]

KURBANIN MAHİYETİ HİKMETİ

Kurbanın Mahiyeti, Vücubu ve Şer’î Hikmeti     1- Kurban Yüce Allah’ın rahmetine yaklaşmak için ibadet niyeti ile kesilen özel hayvandır. Kurban bayramı günlerinde (ilk üç günde) böyle Allah rızası için kesilen kurbana (Udhiyye), bunu kesmeğe de “tazhiye” denilir.     2- Kurban Bayramında ibadet niyeti ile kurban kesmek, hür, mukîm (yolcu olmayan), müslim ve zengin kimseye […]

KURBANIN CİNSİ VE KUSURU

Kurbanın Cinsi ve Kusurlu Olup Olmaması     6- Kurbanlar yalnız koyun, keçi, deve ve sığır cinsi hayvanlardan kesilebilir. Mandalar da sığır cinsindendir. Bunların erkekleri ile dişileri eşittir. Ancak koyun cinsinin erkeğini kurban etmek daha faziletlidir. Keçinin erkeği ile dişisi kıymetçe eşit olsalar, dişisini kesmek daha faziletli olur. Aynı şekilde devenin veya sığırın erkeği ile dişisi […]

KURBANIN KESİLME VAKTİ

20- Kurbanın kesilme zamanı nahr (Bayramın birinci, ikinci ve üçüncü) günleridir. Fakat birinci günde kesilmesi daha faziletlidir.     21- Kurbanlar, bayram namazı kılınan şehir gibi yerlerde, bayram namazı kılındıktan sonra bayram namazı kılınmayan yerlerde ise bayram gününün fecrinden sonra kesilir. İlk vakti budur. Kurbanı geceleyin kesmek tenzihen mekruhtur.     (İmam Şafiî’ye göre, kurbanlar bayramın dördüncü […]

KURBANIN ETİ VE DERİSİ NE YAPILIR

Kurbanın Eti ve Derisi Üzerinde Yapılacak Şeyler     27- Adak olarak kesilmeyen kurbanın etinden sahibi zengin olsun olmasın, yiyebileceği gibi fakir olmayanlara da yedirip dağıtabilir. Fetva bu şekildedir. Bununla beraber üçte birini fakirlere sadaka olarak vermelidir. Eğer kurban sahibi orta halli olur da, geçimlerini karşılamak zorunda olduğu kimseler kalabalık ise, o halde kurbanın etini onların […]

AKİKA KURBANI

  37- Yeni doğan çocuğun başındaki tüyüne (Akîka) denir. Böyle bir çocuk için Cenab-ı Hakk’a şükür yerine geçmek üzere kesilen kurbana da “Akîka” adı verilmiştir. Bunun müslümanlarca asıl adı “Nesîke”dir.     Akîka, bizce mubah ve güzeldir. Üç İmama göre ise sünnettir. Zahiriyye meshebinde vaciptir.     38- Akîka kurbanı, çocuğun doğduğu günden büluğ çağına erinceye kadar […]

ZEBH – ZEBİHA- TEZKİYE

Zebh, Zebiha ve Tezkiyenin Mahiyetleri     41- Zebh, hayvanın boğazına bıçak vurup boğazlamak ve damarlarını kesmek demektir. Boğazlanmış veya boğazlanacak hayvana da “Zebiha” denir.    Tezkiye de, boğazlamak anlamında olup dinimizde iki türlüdür:     Birisi hakîki ve ihtiyarî tezkiyedir. Bu da bir hayvanı usulü üzere keskin bir aletle boğazlamaktır. Diğeri de, hükmî ıztırarî tezkiyedir. Bu […]

ETİ YENEN VE YENMEYEN HAYVANLAR

47- Yaratılışında vahşet ve bayağılık olmayan, iğrenç görülmeyen hayvanların etleri din ölçüleri içinde helaldir, yenebilir. Tavuk kaz, ördek, zürafa, deve kuşu, bağırtlan kuşu, güvercin, bıldırcın, koyun keçi, deve, sığır, manda, ekin kargası, tavus, kırlangıç, baykuş, tavşan ve turna gibi hayvanlar bu kısım eti yenen hayvanlardandır. Serçe ve sığırcık kuşlarını yemekte de bir sakınca yoktur.     […]

KİMLERİN KURBANINDAN YENİR

Kimlerin Keseceği Hayvanların Eti Yenir veya Yenmez     65- Müslümanların ve kitab ehli olan Yahudî ve Hıristiyanların, kadın dahi olsalar, Besmele ile (Allah’ın adını anarak) boğazlayacak oldukları hayvanların, eti yenen hayvanlar olmak şartıyle etleri yenir. Besmele tam kesim anında olacaktır, bu şarttır. Kesim anında bir şey yemek suretiyle veya başkası ile konuşmakla önceki besmeleye ara […]

AVLANMAK

Avın Mahiyeti ve Caiz Oluşu     71- Sayd (av), yaratılışında vahşi olup insandan kaçınan, eti yensin yenmesin, herhangi bir hayvandır ki, ele geçirilmesi ancak bir hile ile mümkün olabilir. Böyle bir av hayvanını kaçamaz bir hale getirip elde etmeye İstiyad (Avlamak) denir.     72- Bir av hayvanına karşı bir köpeğini salıvermeye “İrsal”, kışkırtıp sıçratmaya da […]

HACCIN MAHİYETİ – NEVİLERİ – RÜKUNLARI

Hac İle Umrenin Mahiyetleri     1- Hac, lûgatta, saygı değer makamları ve diğer yerleri ziyaret kasdında bulunmaktır. Din deyiminde ise: “Arafat’da özel vaktinde bir mikdar durmaktan ve ondan sonra Kâbe-i Muazzama’yı usulü üzere tavaf ederek ziyaret yapmaktan ibarettir. Hac yapan kimseye Hâcc (Hacı) denir. Bunun çoğulu “Hüccac”dır.     2- Umre, lûgatta ziyaret manasınadır. Din deyiminde: […]

HACCIN FARZ OLMASININ ŞARTLARI

Haccın Farz Olmasının Şartları     18- Bir kimseye haccın farz olması için sekiz şart vardır. Şöyle ki:     1) Müslüman olmalıdır. Gayri müslimler hac ile mükellef değildir. Buna göre bir gayri müslim hac yaptıktan sonra müslüman olsa, diğer şartlar bulununca yeniden hac etmesi gerekir.     Yine, bir mü’min hac ettikten sonra -Allah korusun- dinden çıkıp […]

TAVAF ÇEŞİTLERİ

Tavafın Mahiyeti ve Nevileri     13- Tavaf, lûgatta ziyaret etmek ve bir şeyin etrafında dolanmak manasıdır. Tavaf edene Taif ve tavaf edilen yere de Metaf denir.     Din deyiminde tavaf, Kabe’nin etrafında yedi defa dönmekten ibarettir. Şöyle ki:     Kabe’nin güney tarafındaki bir köşesine Rükn-ü Hacer ve diğer köşesinde Rükn-ü Yemanî denir. Rükn-ü Hacer’de Hacer-i […]

MİKAT NEDİR

  Mikat İle İlgili Bilgiler     25- Hac için afaktan (Mikat dışından) gelenler için ihrama girecekleri belli yerler vardır ki, bunlar beş yerdir. Bunların her birine “Mikat” denir. Çoğulu “Mevakıt” dır.    Bunlar: “Zülhuleyfe, Zati Irk, Cuhfe, Karn, Yelemlem” denilen yerlerdir. Bu yerlere gelmeden önce ihrama girebilirler. Öyle ki, Süveyş yolu ile hacca gidenler “Rabiğ” […]

HACCIN SEBEBİ VE HİKMETLERİ

Haccın Farziyetinin Sebebi ve Edasının Fevrî Olup Olmadığı     30- Haccın farz olmasına sebeb Beytullah’ın (Kabe’nin) bulunmasıdır. Bu kutsal mabedi ziyaret için Yüce Allah’ın emri ile hac farz kılınmıştır. Bu sebeb tekerrür etmediği için haccın farziyeti de tekrarlanmaz. Mükellef olan kimsenin ömründe bir defa hac etmesiyle bu farz yerine getirilmiş olur. Öyle ki, akıl ve […]

HACCIN VACİB – SÜNNET – EDEBLERİ

Haccın Vacipleri     39- Haccın vacibleri şunlardır:     1) İhrama mikat denilen yerlerden başlamak:     Medine-i Münevvere tarafından hacca gidenler “Zül-Huleyfe”den, Irak, Horasan ve Maveraünnehr halkı “Zati Irak”dan,     Şam, Mısır ve Mağrib halkı “Cuhfe” hizasındaki bir yerden (Rabiğ hizasından),     Necidliler “Karn” dan,     Yemenliler de “Yelemlem”den ihrama girerler.     Yolları bu mikatlardan birine […]

HAC VE UMRENİN YAPILIŞI

Farz Hac Üzerinde Uygulama     44- Hac görevini vacibleri, sünnetleri ve edebleri ile yapacak olan kimse, şu şekilde hareket eder:     1) Helâl ve temiz bir mal elde eder. Ödenmesi gerekli borçları varsa, onları öder. Kazaya kalmış ibadetleri varsa, mümkün olduğu kadar onları kaza eder. Günahlarından tevbe eder ve Allah’dan mağfiret diler. Kendisini kötü söz […]

HEDY

Hedy’in Mahiyeti ve Hükümleri     48- Yüce Allah’ın rahmetine yaklaşmak veya işlenen bir cinayete keffaret olmak için Harem bölgesinde kesilmek üzere götürülen veya kendisi veya parası gönderilen kurbana “Hedy” denir. Bu da en az bir yaşındaki koyun ile altı ayını doldurup bir yaşındaki koyun gibi görünen tokludur. Beş yaşını tamamlamış deve ile iki yaşını doldurmuş […]

HACCIN YASAKLARI VE ÇEŞİTLİ MESELELER

Hac ve Umre İle İlgili Yasaklar     59- Hac veya Umre için ihrama girmiş olanların din yönünden yapmaları yasak olan şeylere “Cinayetü’l-Hac = Hac Yasakları” denir. Burada kasıd, yanılma, hataya düşme ve unutma birdir.     (Şafiîlerce hata ve unutma cezası bağışlanmıştır.)     60- Hac ve Umre’ye ait yasaklar (cinayetler) şu beş kısma ayrılır:     1)Yapılmalarından […]

VEKALET YOLU İLE HACC

Bedel (Vekâlet) Yolu İle Hac     81- Hac için bir bedel tutmaya, “İhcac” denir. Böyle kendi yerine başkasını gönderen kimseye de, “Âmir”; “Menûb, Mahcücün anh” denir.     Bir kimse, hac etmeğe gücü bulunsun veya bulunmasın, nafile olarak kendi yerine müslüman olan ve aklı yerinde bulunan birini naib tayin edebilir. Naib olan zat, o kimsenin tayin […]