Ayasofya cami olarak açılacak mı?

   Müslüman ahali İstanbul’un Fethinin sembolü olan Ayasofya Caminin tekrar büsbütün cami olarak ibadete açılmasını talep ediyor, Yunan tohumları ise rahatsız oluyor.

   Bununla birlikte Ayasofya’nın cami olarak açılması taleplerine Erdoğan’dan “Sultanahmet dolsun da ondan sonra bakarız” gibi anormal tepkiler geliyordu.

   Son olarak Erdoğan Ayasofya’nın cami olarak açılabileceğini, parasız herkesin girebileceğini söyledi.

   Bu söylemler elbette herkesi heyecanlandırdı.

   Tarihçiler bu heyecanı en çok yaşayanlardandı.. Yavuz Bahadıroğlu Yeni Akit Gazetesindeki köşesinde teşekkür dolu bir yazı kaleme aldı:

Ayasofya konusunda ilk müjde nihayet geldi: Sayın Cumhurbaşkanımız, “Seçimden sonra Ayasofya’ya giriş ücretsiz olabilir. Ayasofya’yı müze statüsünden çıkarır, camii olarak ortaya koyarız. Ayasofya’yı müze olarak değil, cami olarak ziyarete açabiliriz” diyerek kapıyı araladı. Teşekkürler Sayın Başkan!

Konu çok önemlidir, zira Ayasofya dendiğinde içini hicranla çekmeyen bir “Anadolu insanı” bulmak zordur. Tabii bu sözüm “Anadolu insanı” özelliklerini taşıyanlara ilişkindir: Doğu ile Batı arasında bocalamaktan tıknefes olmuş ya da kendi değerlerini elinin tersiyle itip kendi halkına yabancılaşmış olanları kapsamaz.

Cami oluşundan tam 481 sene sonra müzeye çevrilen Ayasofya,bu milletin yüreğinde derin bir hüzün, şuurunda “beka sorunu”dur! Hem Osmanlı Devleti’nin kuruluş amacı, hem de Türkiye’nin “hükümranlık hakkı”dır!

Ayrıca Bizans fethinin dayanağı, Peygamber-i Âlişan Efendimiz’in fethe ilişkin müjdesidir (“Konstantîniye elbette fetholunacaktır. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandandır, onu fetheden askerler ne güzel askerlerdir!” [kaynak: Ahmed bin Hanbel, Müsned; c.4, s.335] şeklindeki meşhur hadis-i şerif). Bu müjdenin kalbi ise Ayasofya’dır!

Ayasofya’yı sıradan bir mabet olmaktan çıkarıp sembolleştiren saik, işte budur. Bu kimliği ile Ayasofya, Osmanlı asırlarında çok önemsenmiş, o kadar ki, Ayasofya imamına saray protokolünde bile yer verilmiştir.

Bırakınız tarihi kimliğini bir yana, fetihten sonra, fetih ordusunun ilk Cuma namazını kıldığı mâbed olarak düşünmek bile Ayasofya’nın mevcut kimliksizliğinden çıkarılmasını zaruri yapar.

O anı düşünür müsünüz?.. Salı günü fethedilen Bizans’ın en büyük mabedi Ayasofya baş döndürücü bir hızla Müslümanlaştırılıp Cuma namazına hazırlanmış, Fatih Sultan Mehmed’in yanıbaşında camie giren hocası Molla Ak Şemseddin, camii hınca hınç dolduran fetih ordusuna hitaben yaptığı konuşmaya, “Ey gaziler!..” diye başlamış, “Bilin ve agâh olun ki, cümleniz hakkında Ahirzaman Peygamberi ol Server-i Kâinat Efendimiz Hazretleri, ‘Onlar ne güzel askerdir’ buyurmuştur. İnşallah cümlemiz mağfuruz. Fakat gaza malını israf etmeyüb Konstantiniyye içinde hayır ve hasenata sarf ve padişahınıza itaat ve muhabbet ediniz.”

Konuşmasının ardından şanlı talebesinin başına iki çatal ablak sorguç takmış ve sözlerini “fisebil-illâh mücahid” olması dileğiyle tamamlamıştır: “Bütün Al-i Osman’ın ab-ı ruyu (şerefi, namusu, haysiyeti) oldun. Heman mücahid-i fi sebil-illâh ol!”

İşte bu sebeple Ayasofya büyük fethi ve tabii ki “kılıç hakkı”mızı sembolize etmektedir. Ne hazin ki, tam 481 sene Müslümanların secdegâhı işlevini gördükten sonra, varlığı bile tartışmalı 14.11.1934 tarihli bir bakanlar kurulu kararıyla kimliksizleştirilmiştir.

Bu konuda çok yazdım, çok konuştum, çok çabaladım. “Fatih’in ve fetih ordularının secde ettiği yere ayakkabıyla basmayalım” diye yıllarca çırpındım.Tüm varlıklarını günlük siyasete endekslemiş bazı arkadaşlar tarafından “ard niyetli” olmakla suçlanmayı göze alarak ısrar ettim. Amacım Fatih Sultan Mehmed’in alnının değdiği yere ayakkabıyla basmamak ve vakfiyesindeki bedduadan Türkiye’yi kurtarmaktı. Allah’ın beni duyduğunu bilmek de en büyük tesellimdi.

Nihayet Sayın Başkan da duydu. Böylece hayatımın en büyük müjdelerinden birini almış oldum…

Müteşekkirim.

www.ihvanlar.net

BUNU BİLİYOR MUSUNUZ?

Dikkatinizi Çekebilir

14 Yorum

Yorum Ekle
  1. Yapacak olan her zaman yapardı, bu oy için sarfedilmiş bir cümle.
    Keşke yapabilse ama yapamıyor. Ayasofya açıldığı gün gerçekten bağımsız olduğumuz gündğr. Lakin birde gerçekler var; Bak aşağı sınıra asker yığdık güya suriyenin kuzeyine müdahele edeceğiz diye ama amerikadan izin gelmiyor. Giremiyoruz.
    Bence reisi çok abarttılar, neticede daha önceki siyasetçiler gibi müsaadeli iş yapıyor.

  2. Eğitim, tarım, ekonomi, aile herşey çatırdıyor. Hakkı konuşup Ayet okuyanlar, kadınlara yaranılmak için görevden alınıyor. Çözüm süreçleri, fetöye zamanında yapilan destekler vs. yazık. Ne istedilerse verdiler.

    Şimdi de bazı insanlar medyanın yönlendirmesiyle hepsini unutmuş, zamanında kendi partisine korkudan yapamadığı ithamları başka partiye yapıyorlar. Gerçekten bir başkadır benim memleketimin insanları 🙂

  3. Cumhurbaşkanımızın “Ayasofya’nın cami olarak açılabileceği” şeklindeki sözlerinin seçim öncesinde bir gaz alma ve oy devşirme operasyonu olduğunda hemfikir olmakla beraber söylediklerinin pek azını yaptığı şeklindeki fikre hiç ama hiç katılmıyorum. İşin içine particiliği karıştırmadan ve at gözlüklerini bir tarafa bırakarak etrafa baktığımızda evet Türkiye’nin nerelerden nerelere geldiğini görmeyen kör olsa gerek. Bu yapılanlar borçla harçla yapılmış olsa da ortada büyük eserler vardır. Sırf savunma sanayi alanındaki hamlelere baksak bu bile yeter de artar. Adamın vaatlerini yerine getirmediğini iddia etmek haksızlıktan öte bir şey değildir, böyle bir iddiada bulunanın “on yedi yılda İstanbul’a hangi hizmeti getirdi” diyen Kılıçdaroğlu’ndan farkı yoktur. Bana sonunda R.T.Erdoğan avukatlığı yaptırdınız ya helal olsun sizlere. Öte yandan Mustafa Kemal’e saldırıp hakaret etmek de kimseye yarar sağlamaz, antipatiye neden olmakta. Bu fikrin asıl sahibi Müslüman camianın önde gelen ve camiada büyük hürmet duyulan yaşını başını almış duayen bir gazeteci yazarına aittir. Kendisi de M.Kemal’i tenkit eder ama hem edepli bir şekilde hem de delilleri ortaya koyarak tatlı dille. Ben de bu görüşteyim. Lânet olası pis siyaseti bırakıp da Ayasofya konusuna dönersek Erdoğan’ın, Kasımpaşa usulü ile değil de Nişantaşı, Etiler usulü ile yavaş yavaş ve tatlı tatlı bir şekilde Ayasofya’yı, eskiden olduğu gibi, içerisine çorapla girilen ve namaz kılınan bir cami haline getireceği kanaatindeyim. Ayasofya’yı ziyaret edenler bilirler ki alt katta Bizans döneminden kalma resim, tasvir ve fresk hemen hemen pek yoktur. Bu tür süslemeler mabedin üst katında bulunmaktadır. Bu nedenle Ayasofya’nın üst katı için şunlar düşünülebilir:1-Üst katı camiye katılmaz, namaz kılınmaz, ayakkabı ile gezilir, turistlerin ziyaretine bırakılır. Veya:2-Üst kata yine ayakkabı ile girilmez, üst kat da bir namaz mekanı olarak cami hükmünde tutulur. Ancak duvar önlerine, tiyatro salonlarında olduğu gibi boydan boya açılır kapanır bir perde yerleştirilir ve namaz saatlerinde bu perde çekilerek duvardaki resimler ve freskler kapatılmış olur, namaz bittikten sonra perde açılır ziyaretçiler duvarlara da bakıp gezinirler. Ben ikinci yol taraftarıyım. Öte yandan bu gün için siyaset arenasında boy gösteren liderler arasında Ayasofya’yı ibadete açsa açsa ancak ya R.T.Erdoğan açar ya da Bahçeli. Bunlar haricinde kimse açamaz, hele hele oy için seçimlerde pkk ile işbirliği yapan sözde Müslüman görünümlü nursuz pirsizler asla.
    Selametle

  4. Her seçimden önce aynı senaryolar üretiliyor. Cumhur başkanının deyip te yaptığı bişey bi elin parmağını geçmez. Zaten her hafta kendi kendini yalanlıyor.

    1. Milli bölüş teşkilatı 15 sene olan değil 8 senelik Fâtih’te olan park mes’eleyi nasıl yapacak acaba, arabaları oyuncak gibi küçükltüp cebimizemi koyacağız? Her kapıya askermi koyacak hırsızlık için! vs bunlar tam bir masal.

    2. Yaa tabi! Muharrem İnce’de her gün cuma kılıyorum :)). Ekrem İmamoğlu’da gidip Câmi’de Yâsin okuyarak rey devşirmeye çalışması, Kıraat 0 Tecvit 0 Mahreç 0. Torbaya Başörtü koy evlere gönder, yalanların daniskası.

  5. evet seçim arefesinde iyi bir GAZ alma operasyonu

    1. Hadi oradan be! milli bölüş harekâtıda benden rey almak için yapmadığı yavşaklık kalmadı. Gelmiş yanıma benden rey dileniyor. Hainlerle kol kola girenlere rey yok!

  6. ÂHİR ZAMAN YOLCUSU

    Evvveeeeeettt. AYASOFYA mız cami olursa İNŞÂALLÂH, ki ben bunun normalinde 2023 den önce olacağına inanamıyorum. Lâkin her ne zaman olursa artık, yunanistan kuduracak ve selânikli kamâl’ın gerçekte kim olduğunu ispatlarıyla ve belgeleriyle tüm dünyaya ve türkiyeye açıklayacak olması da ayrıca en sevindiğim olaylardan biri olacak. Zira SELÂNİKLİNİn AYASOFYAYI kapatması nı yunanistan ondan talep etmişti, eğer yapmazsa, onun müslüman türk kılığında, gizli bir “DÖNME SELÂNİK YÂHUDİSİ” olduğunu türk milletine açıklayacaklarını bildirmişlerdi..
    (Kaynak: KADİR MISIROĞLU)
    EN DOĞRUSUNU ALLAH AZZE VE CELLE BİLİR

  7. Hele önce bi kiliselerin restorasyonları bitsin de bakarız. Medreselerin kiraları ödeyecek parası yok, kömür parasını ödeyecek paraları yok ama önemli değil. Yola devam

  8. Erbakan Hoca derdi Salih bir İman İster İman İman İmannn … !!!!

    1. Öyle bir konuşuyorsunuzki sanki erbakan hocamız açmışta ayasofya camiini reis kapatmış başkanımızda açmak ister ayasofyamızı elbet ama elden gelmeyen şeyler var demek

    2. Erbakan’ın adını kullanarak maskeli gezmeyin, sağ olsaydı hepinizi falakaya yatırırdı. Ama sizin kafanızın aleni olarak ses kaydı var elimde. Vatan Hâinlerine reyde yok îtibarda.

  9. Sayın Cumhurbaşkanı dikkat ederseniz cami olarak ziyarete açarız diyor,ibadete açarız demiyor.Milletin gazını alıyor,tepkileri dindirmeye ve konuyu milletin gündeminden düşürmeye çalışıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ihvanlar.net EHLİ SÜNNET MÜDAFAA HATTI © 2018 YASAL UYARI: Sitemizde bulunan www.ihvanlar.net imzalı yazılardan alıntı yapılması halinde sitemiz kaynak belirtilmelidir.