Peygamberimizin bana söz verin dediği iki organ

   Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) buyuruyor:
   “Kim bana iki çene arasındaki (dili) ile iki ayağı arasındaki (üreme) organını koruma sözü verirse, ben de ona cennet sözü veririm.” (Buhârî-Tirmizî)
   Freni patlayıp yoldan çıkan ve direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücünün sonu, genelde bir felâketle noktalandığı gibi akıl freni patlayıp İslâmî yoldan çıkan, dili ve üreme organı üzerinde hakimiyeti kaybeden kimsenin sonu da dünyada ve âhirette felâketle noktalanır.
   Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem), dili ile üreme organını koruyana cennet sözü verdiğine ve bu sözün arkasında duracağına göre, dilini yalan, dedikodu, iftira ve gönül kırıcı çirkin sözlerden, üreme organını da her çeşit gayr-i
meşrû cinsel ilişkilerden koruyanlar, kuşkusuz cennete gireceklerdir.
    Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) buyuruyor:
   Allah kimi iki çenesi arasındaki (dili) ile iki ayağı arasındaki (üreme organı) nın şerrinden korursa, o kişi cennete girer. (Tirmizî)
   Öfke ve cinsellik duyguları aklın kontrolünde olduğu, haya ve günah sınırlarını aşmadığı sürece yararlı ve gereklidir. Bu iki duygu eğer aklın kontrolünden çıkıp haya ve günah sınırlarını aşarlarsa, o zaman kişinin diline ve üreme organına hakim olması çok güç, hatta imkânsız olur.
   İşte bu duruma düşmemek için hiç kimse nefsine güvenmemeli, haya ve günah sınırları içinde yaşamaya çalışmalı ve dili ile üreme organının şerrinden Allah’a (Celle Celaluhu) sığınmalıdır. Çünkü sevgili Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem), dilimiz ile üreme organımızın şerrinden ancak Allah’ın (c.c.) koruması ile kurtulacağımızı vurguluyor ve dolayısıyla Allah’a (c.c.) sığınmamızı tavsiye ediyor.
Ebû Hureyre radıyallahu anhü diyor ki:
   Resûlullah’a (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) insanları cennete en fazla götürecek şey nedir? diye soruldu.
   “Allah korkusu (takvâlık) ve güzel ahlâktır” buyurdu.
İnsanları cehenneme en fazla götürecek şey de nedir? denilince,
   “Ağız (dil) ve cinsel organdır” buyurdu. (Tirmizî-İbni Mâce)
   Ağızdan çıkan söz, namlunun ağzından çıkan mermi gibidir. Namlunun ağzından çıkan mermi geri döndürülemediği gibi insanın ağzından çıkan söz de geri döndürülemez ve bir tek mermi bir kişinin ölümüne neden olabildiği gibi ağızdan çıkan bir tek söz de kişinin mânevî ölümüne yani dinden çıkmasına ve aile yuvasının yıkılmasına neden olabilir. Bu nedenle,
   Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) buyuruyor:
   Allah’a ve âhiret gününe inanan kimse, ya hayır (lı söz) söylesin ya da sussun. (Buhârî-Müslim-Tirmizî-Ebû Dâvûd)
Ebû Mûsâ radıyallahu anhü diyor ki:
    Ya Resûlallah! Hangi müslüman daha hayırlıdır? diye sordum. “Dilinden ve elinden müslümanların emin olduğu kimsedir” buyurdu. (Buhârî-Müslim-Ebû Dâvûd-Tirmizî-Nesâî)
Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) buyuruyor:
   Allah’ı anmanın dışında çok konuşmayın. Çünkü Allah’ı anmanın dışında fazla konuşmak, kalbi katılaştırır. İnsanların Allah’tan en uzak olanları, kalbi katı olanlardır. (Tirmizî)
   Allah’ı (Celle Celaluhu) anmanın dışında fazla konuşanların, gereksiz konuları inatla tartışanların ve Sırat Köprüsünü geçmiş gibi sesli kahkahalar ile çok gülenlerin kalpleri katılaşır. Kalbin katılığı, dinsel ve mânevî açıdan kalbin duyarsız yani ibâdetlere karşı isteksiz ve günahlara karşı tepkisiz olması demektir. Bu tür insanlar doğal olarak Allah’tan (Celle Celaluhu) uzaklaşır ve şeytanın yoldaşı olurlar.
www.ihvanlar.net – Ahmet Tomor Hocaefendi