HATME HACE NEDİR

   Hatm: Kur’an-ı Kerimin tamamını okuyup bitirmek demektir. Ayrıca bir arada muayyen duaları, sureleri okuyup bitirmeye de denir.

   Hace: Farsça hoca, alim, bilgin demektir.

   Hatm-i Hacegan: Nakşibendi tarıkatı mensuplarının fikri ve nazarı masivadan beri etmeye çalışarak topluca muayyen dua ve zikirleri okuması demektir.

   Yani hatme, cemaatle toplu halde yapılan bir halka zikridir.

   Allah’ı zikretmek her Müslüman üzerine farzdır:
   “Ey inananlar! Allah’ı çokça zikredin. Ve O’nu sabah-akşam tesbih edin.” (Ahzab / 41-42.)

      Peki, bu zikir üslubunun (toplu olarak) dinde yeri var mıdır?

   Bu konu Kur’an-ı Kerimde teşvik edilen hususlardandır.
   “Resulüm! Sabah akşam rablerine, onun rızasını isteyerek dua, (ibadet ve zikir) edenlerle birlikte bulunmaya candan sabret. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme.”(Kehf 28)

   Ayet-i Kerime nazil olduğu zaman, Peygamberimiz bu kimseleri araştırmak amacıyla mescide çıktı. Mescidde zikreden bir topluluk gördü. Bunlar eski, fakir ve garip müslümanlardı. Onları görünce hemen yanlarına oturdu ve: “Ümmetim içinde, benim kendileriyle birlikte olmamı emrettiği kimseleri yaratan Allah’a hamdolsun” buyurdu. (Taberi, Camiul Beyan, İbni Kesir, Tefsirul Kur’anil Azim, V 153, Suyuti, Ed-Dürrül Mensur, V 381, Ebu Nuaym Marifetüssahabe, III No: 4634)

   Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edilen bir hdisi şerifte Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:

“Allah Teâlâ’nın yollarda dolaşıp zikredenleri tesbit eden melekleri vardır. Bunlar Cenâb-ı Hakk’ı zikreden bir topluluğa rastladıkları zaman birbirlerine “Gelin! Aradıklarınız burada!” diye seslenirler ve o zikredenleri dünya semâsına varıncaya kadar kanatlarıyla çevirip kuşatırlar. Bunun üzerine Allah Teâlâ, meleklerden daha iyi bildiği halde yine de onlara:
“Kullarım ne diyor?” diye sorar.

Melekler:
Sübhânallah diyerek seni ulûhiyyetine yakışmayan sıfatlardan tenzih ediyorlar, Allâhü ekber diye tekbir getiriyorlar, sana hamdediyorlar ve senin yüceliğini dile getiriyorlar, derler. Konuşma şöyle devam eder:

– “Peki onlar beni gördüler mi ki?”
– Hayır, vallahi seni görmediler.

– “Beni görselerdi ne yaparlardı?”
– Şayet seni görselerdi sana daha çok ibadet ederler, şânını daha fazla yüceltirler, ulûhiyyetine yakışmayan sıfatlardan seni daha çok tenzih ederlerdi.

– “Kullarım benden ne istiyorlar?”
– Cennet istiyorlar.

– “Cenneti görmüşler mi?”
– Hayır, yâ Rabbi! Vallahi onlar cenneti görmediler.

– “Ya cenneti görseler ne yaparlardı?”
– Şayet cenneti görselerdi onu büyük bir iştiyakla isterlerdi, onu elde etmek için büyük gayret sarfederlerdi.

– Bunlar Allah’a neden sığınıyorlar?”
– Cehennemden sığınıyorlar.

– “Peki cehennemi gördüler mi?”
– Hayır, vallahi onlar cehennemi görmediler.

– “Ya görseler ne yaparlardı?”
– Şayet cehennemi görselerdi ondan daha çok kaçarlar, ondan pek fazla korkarlardı.

Bunun üzerine Allah Teâlâ meleklerine:
– “Sizi şahit tutarak söylüyorum ki, ben bu zikreden kullarımı bağışladım” buyurur.

Meleklerden biri:
– Onların arasında bulunan falan kimse esasen onlardan değildir. O buraya bir iş için gelip oturmuştu, deyince Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Orada oturanlar öyle iyi kimselerdir ki, onların arasında bulunan kötü olmaz.”(Buhârî, Daavât 66. Ayrıca bk. Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 251-252, 358-359)

   Yine Ebû Hüreyre ile Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Bir topluluk Allah’ı zikretmek üzere bir araya gelirse melekler onların etrafını sarar; Allah’ın rahmeti onları kaplar; üzerlerine sekînet iner ve Allah Teâlâ onları yanında bulunanlara över. ” (Müslim, Zikr 39, 38. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vitir 14; Tirmizî, Daavât 7; İbni Mâce, Mukaddime 17)

   Görüldüğü üzere toplu olarak Allah’ı zikredenlere büyük müjdeler vardır. Allah’u Teala o müjdelere bizi nail eylesin.

   İşte Hatme Hace bu faziletleri toplayan, belirli zikir ve surelerin, salvatların toplu olarak okunmasıdır. Bu zikir halkasında boş konuşulmaz, maleyani olmaz.

   Hatme Hacede bazı edepleri gözetmek gerekiyor. Zikir toplu yapıldığından ortamın feyzini dağıtıcı hareketlerden kaçınmak gerekiyor Misal abdestli olmak, gözlerini kapatarak başka şeylerle ile meşgul olmamak, mümkünse yastık vb. şeylere yaslanmamak yani kısaca Allah’ın rahmetinin orayı kuşattığının ve yapılan amelin öneminin farkında olarak edebini muhafaza etmek gerek.

   www.ismailaga.info