RIZIK MESELESİ

Ehli sünnet şöyle dedi:
   ”İnsanın yediği şey, ister helal ister haram olsun, onun rızkıdır.”

   Mutezile ise:
   ”Haram, rızık değildir.” demiştir.

   Bu ihtilaf şundan neşet etmiştir ki ‘rızık” kelimesi bize göre canlının kendisiyle beslendiği şeyin adı olmuştur. Onlara göre ise sadece meşru olarak canlının mülkiyetine giren şeydir. Onların görüşü yanlıştır.

   Çünkü bu, Cenab-ı Hak’kın, şu ayeti kerime ile bütün canlıların rızkını vereceğine dair olan va’dinden cayması neticesini doğurur.
   ”Yeryüzünde yürüyen hiçbir canlı yoktur ki rızkı Allah’a ait olmasın.”(Hud 6)

   Hâlbuki hayvanlar için mülkiyet düşünülemez. Bazen insan ömrü boyunca haram yer, her halde böylesi için ”Allah’ın rızkını yememiştir.” denilemez.

Soru: Haram Allah’ın rızkı ise niçin onun yenilmesinden ötürü ceza veriyor?

Cevap: Kulun, onun çaresine başvurması, ona yönelmesi ve onu tercih etmesinden ötürü. Zira Allah Teâlâ mutlak olarak rızık vereceğini vaad etmiş ve şu ayeti kerimesinde belirttiği üzere onun helal yoldan aranmasını kuluna emretmiştir.

   ”Yeryüzündeki şeylerden helal ve temiz olmak şartıyla yeyin.”(Bakara 168)

   Kul, hırsı ve nefsanî arzusu sebebiyle rızkı helal olmayan yoldan arayınca yüce Allah da onu kendine o yoldan verir. Fakat yanlış tercihi ve emri ilahiye muhalefeti yüzünden onu cezalandırır.

   Ölüm, öldüren kimsede Allah Teâlâ’nın yaratmasıyla hâsıl olur, fakat Cenab-ı Hak ölümün sebebine ve iradesini o yöne kullanması yüzünden katili cezalandırır.

www.ihvanlar.net