ÖMER BİN ABDÜLAZİZ’İN İLMİ SEVİYESİ

 

Ömer İbni Abdülaziz’in, büyük fakihlerden ders alarak ulaştığı kendisine has bir üslubu vardı. İlme karşı olan bu sevgi ve merakı onun kendisine has bir fıkhı, fıkhı ekolü oluşmuştu.
Onun fıkhi görüşleri ve uygulamaları başlı başına bir fıkhi yol olduğu gibi, aynı zamanda kendinden sonra gelen mezhep imamları için de bir delil, bir kaynak oldu.

Meşhur alim Zehebi:
‘’Ömer İbni Abdülaziz ilimde Zühri’ye yakındı’’ derken Mücahid de:
‘’Bizler Ömer’e ilim öğretmeye gittik, fakat ondan çok şeyler öğrendik.’’ Demektedir.

Ondan hadis dersi alan birçok kimse vardır. Mezela Zühri, Ebu Bekir b. Hazım ve Ebu Seleme b. Abdurrahman, bizzat ondan hadis dersi alan meşhurlardandır.

Bu zatlar, Ömer’den konu açıldığı zaman şöyle derlerdi:
‘’Hakiki ilmi ve Peygamber’in sünnetini/hadislerini yaymaya çok düşkündü. Ancak halifeliğin ağır işleri ona imkân vermiyordu.’’

Kendisi, hadis ilminin yayılması ve genişlemesi için çok büyük çaba sarf etti.”Müsned’’ ismindeki hadis kitabı da bu alandaki yetkinliğinin bir delilidir.

Halifeliğin ilk zamanlarında, Adiy b. Adiy’e gönderdiği mektubunda şöyle diyordu:
‘’İmanın şartları, sınırları ve yolları vardır. Bunları tamamen yerine getirmeyen imanını tamamlamış olmaz. Yaşayacak olursam, onlarla amel etmeniz için, onları size açıklayacağım.’’

İbn-i Nadir el-Medeni de şunları anlatır:
Süleyman b. Yesar’ı bir gün yolda gördüm. Ömer İbn-i Abdülaziz’in yanından dönüyordu. Ona:
-Halifenin yanından mı geliyorsun?
Diye sordum. O da:
-Evet, dedi.
-Ona bir şeyler öğretmeye mi gitmiştin?
Dedim.
-Evet, dedi.
Bunun üzerine ben:
-Vallahi o hepimizden alimdir! Dedim.

Meymun İbn-i Mihran da der ki:
‘’Alimler Ömer İbni Abdülaziz’in yanında talebe gibi idiler.’’
Diğer bir rivayette de:’’Ömer İbni Abdülaziz, alimlerin hocaları idi.’’ Demiştir.(İbni Kesir 9/194)

Ömer İbni Abdülaziz devrinin el-Cezire valilerinden Amr İbni Abbas der ki:
‘’İhtiyacını duyduğumuz bir bilgi olmadı ki, onun aslını ve fer’ini  Ömer b. Abdülaziz’in yanında bulunmuş olmayalım. Yani ihtiyaç duyduğumuz her hangi bir ilmi ona sorarak meselemizi hallederdik. Alimler onun yanında sanki öğrencisi gibi duruyorlardı.’’

Ahmed B. Hanbel de Abdülaziz’in ilmi derecesini şöyle teyit eder:
‘’Sahabi kavillerinden sonra en geçerli kavil tabiininkidir. Tabiinin kavilleri arasında en çok tercih ettiğim, Ömer İbni Abdülaziz’in görüşleridir.’’
www.ismailaga.info