ZİKİR HALAKALARININ FAZİLETİ

 

Birçoğumuz sohbetlere gidiyoruz, zikir ve ilim meclislerine dâhil oluyoruz. Rabbimizi hep beraber zikrediyor, anlatılan ayet ve hadislere kulak veriyor, dinlediklerimizin tesiri ile bazen irkiliyor, titriyor ve kendimize geliyoruz.

Zikir ve ilim meclisleri bizim için büyük nimet. Meleklerin kuşattığı bir ortamda, Allah’ın rahmet ve feyizlerine gark olmak… Her ne maksatla olursa olsun böyle mekânlara gidenler, içlerinde Allah’a ve Resulüne iman taşıdığı müddetçe istifade ediyorlar.
Bu meclislere gelirken gaflet içerisinde türlü türlü işlediğimiz günah izlerini üzerimizde taşıyoruz. Lakin sohbet, ilim veya Allah yolundaki bu toplantıların bitiminde üzerimizdeki günah ağırlıklarını orada bırakıyor, hafifliyor ve temizleniyoruz Allah’ın izniyle.

Biz zikir veya ilim meclisinde iken bakın neler oluyor neler!

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edilen bir hdisi şerifte Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:

“Allah Teâlâ’nın yollarda dolaşıp zikredenleri tesbit eden melekleri vardır. Bunlar Cenâb-ı Hakk’ı zikreden bir topluluğa rastladıkları zaman birbirlerine “Gelin! Aradıklarınız burada!” diye seslenirler ve o zikredenleri dünya semâsına varıncaya kadar kanatlarıyla çevirip kuşatırlar. Bunun üzerine Allah Teâlâ, meleklerden daha iyi bildiği halde yine de onlara:
“Kullarım ne diyor?” diye sorar.

Melekler:
– Sübhânallah diyerek seni ulûhiyyetine yakışmayan sıfatlardan tenzih ediyorlar, Allâhü ekber diye tekbir getiriyorlar, sana hamdediyorlar ve senin yüceliğini dile getiriyorlar, derler. Konuşma şöyle devam eder:

“Peki onlar beni gördüler mi ki?
Hayır, vallahi seni görmediler.

“Beni görselerdi ne yaparlardı?”
– Şayet seni görselerdi sana daha çok ibadet ederler, şânını daha fazla yüceltirler, ulûhiyyetine yakışmayan sıfatlardan seni daha çok tenzih ederlerdi.

“Kullarım benden ne istiyorlar?”
Cennet istiyorlar.

“Cenneti görmüşler mi?”
Hayır, yâ Rabbi! Vallahi onlar cenneti görmediler.

“Ya cenneti görseler ne yaparlardı?”
– Şayet cenneti görselerdi onu büyük bir iştiyakla isterlerdi, onu elde etmek için büyük gayret sarfederlerdi.

Bunlar Allah’a neden sığınıyorlar?”
Cehennemden sığınıyorlar.

“Peki cehennemi gördüler mi?”
– Hayır, vallahi onlar cehennemi görmediler.

“Ya görseler ne yaparlardı?”
– Şayet cehennemi görselerdi ondan daha çok kaçarlar, ondan pek fazla korkarlardı.

Bunun üzerine Allah Teâlâ meleklerine:
“Sizi şahit tutarak söylüyorum ki, ben bu zikreden kullarımı bağışladım” buyurur.

Meleklerden biri:
– Onların arasında bulunan falan kimse esasen onlardan değildir. O buraya bir iş için gelip oturmuştu, deyince Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Orada oturanlar öyle iyi kimselerdir ki, onların arasında bulunan kötü olmaz.”(Buhârî, Daavât 66. Ayrıca bk. Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 251-252, 358-359)

Yine Ebû Hüreyre ile Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Bir topluluk Allah’ı zikretmek üzere bir araya gelirse melekler onların etrafını sarar; Allah’ın rahmeti onları kaplar; üzerlerine sekînet iner ve Allah Teâlâ onları yanında bulunanlara över. ” (Müslim, Zikr 39, 38. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vitir 14; Tirmizî, Daavât 7; İbni Mâce, Mukaddime 17)

Allah’u Teala bu müjdelere nail olanlardan eylesin… Amin


www.ismailaga.info